YÜCE DEVLET DERGİSİ 9. SAYI (TEMMUZ 2011) BASIN BÜLTENİ

Oleh: Haydar Murad Hepsev
01 Ocak 2012

YÜCE DEVLET DERGİSİ 9. SAYI (TEMMUZ 2011)

BASIN BÜLTENİ

 

Yüce Devlet Dergisi’nin
15 Temmuz 2011 tarihli 9. sayısındaki yazılar,
yazıların türleri ve yazarları aşağıdaki gibidir:

TEK ÇÖZÜM: BİRLEŞMEK
(başyazı) H. Murad HEPSEV
OY VERMEK
(eylem yazısı)
PARA BİZİM İÇİN NE İFADE EDİYOR?
(tefsir) Sabahaddin KURTAY
SEYİRCİ KALMAMAK
(hadis şerhi) Dr. Muhammed AYHAN
ŞEYTANIN MANYETİK ALANINA GİRMEMEK
(öğüt yazısı) Mehmed YÖRÜK
GECENİN KIYISINDA
(şiir) Bünyamin DOĞRUER
RİSÂLE-İ UBEYDİYYE-İ NAKŞİBENDİYYE
(tasavvufi metin-sadeleştirme, şerh) Ali Behçet Efendi
YENİLE(N)ME ÇAĞI
(İslam iktisadı) Dato Dr. Nik Ramlah Mahmood / Terc: Hakkı ERÇETİN
İTTİHAD-I İSLAM KAHRAMANI: ABDÜRREŞİD İBRAHİM
(biyografi) Abdurrahman HACIMELEK
OSMANLI ARŞİVİ BELGELERİNDE ABDÜRREŞİD İBRAHİM
(belge-yorum) Hayreddin MERAL
DEVLET NEDİR?
(araştırma) Haz.: Kürşad Yusuf COŞKUN
VEFA
(hikâye) M. Umut ONAY
DAHHAK-I ZALİM
(şerh-roman) H. HEPSEV
HEM OKUDUM HEM YAZDIM
(hüsn-i hatt yazısı) Murad SIRRIOĞLU
KÂ’BE’YE DOĞRU, ÇIKIŞ, İSTANBUL GÜZELLEMESİ, ÜSKÜDAR SALACAK’TA
(şiir) Rasim DEMİRTAŞ
EY ŞEHİR
(şiir) Şeyhettin YALÇINKAYA
EN GÜZEL KISSA (mesnevi)
ANADOLU AHALİSİ
(araştırma) ŞEMSEDDİN SAMİ / Haz.: Köksal YILMAZ
ÇİN’DEKİ MÜSLÜMANLAR
(kitap tanıtımı / İslam âleminden) Haz.: H. BEYDİLLİ
BÂB-I ÂLEM’DEN KAMERUN’A, KAMERUN’DAN DÜNYAYA
(Haber-tanıtım / İslam âleminden) Ali ARIKMERT
Okuyucularla Söyleşi
***

Derginin “Okuyucularla Söyleşi” başlıklı editör yazısı şöyledir:

Dokuzuncu sayımızı çıkarmayı da nasip ettiği için Allah teala hazretlerine hamd u senalar ediyoruz.

Dergimizin 8. sayısını tanıtan www.timeturk.com, www.islamigundem.com, www.ihvanforum.org, www.n-f-k.com, www.tumhaberler.com, www.mirhaber.com, www.tenkafesi.com, www.haber7.com sitelerine ve Tv Net televizyonu Kitap Cafe programına teşekkür ediyoruz.

Rahatsızlıklar geçirdiğimizden yine geciktik; bazı maddi sorunlardan ötürü de “Büyüklerimiz Üstadlarımız” kitabının basılmasını da ertelemek zorunda kaldık.

Üç aylık bir aradan sonra yine karşınızdayız. Ülkemiz bu süre içinde kritik bir genel seçim süreci yaşadı. Seçimler tamamlandı velâkin sular hâlâ durulmadı, yakın gelecekte de durulacağa benzemiyor, içte ve dışta büyük tebeddülat olacağına dair güçlü emareler var.

Anayasa meselesi en mühim bir konu olarak önümüzde duruyor, içteki huzursuzluğun ana nedeni budur. Değişimden yana olanlarla, mevcut durumun devamını isteyenler arasında kıyasıya bir çekişme var ve yeni bir anayasa yaptırmamak için içten ve dıştan derin müdahaleler de mevcut. Memleketimizin elbette yeni ve sivil bir anayasaya ihtiyacı var ve biz, bu konudaki görüşlerimizi 6. ve 7. sayılarımızda ve MEDENİYET MİLLET DEVLET BİRLİK kitabımızda beyan etmiştik, isteyen okuyucularımız bunlara bakabilirler. Önümüzdeki sayılarda bu konuya, inşallah, yeni katkılar sunmaya çalışacağız.

Tunus’ta başlayıp Mısır, Yemen, Bahreyn ve Libya’yla süren ve “Arap baharı” diye tanımlanan halk hareketleri Suriye’ye de sıçradı. Bunların devam edeceği, dünyayı ve bizi hem de uzun zaman yakından etkileyeceği görünüyor. Biz bu hareketleri (Batı medyasının tanımlaması ve bizdekilerin kopyalamasıyla) “isyan” veya “kalkışma” olarak görmüyoruz. Yıllarca ezilen insanların haklı taleplerini dile getirme ve insanca yaşama arzularını ifade etme eylemleri olarak tanımlıyoruz. Birinci ve İkinci Dünya Savaşları’ndan sonra İngiltere ve ABD’ce oluşturulan küresel sisteminin de çökmeye başladığının kuvvetli işaretleri olarak değerlendiriyoruz; bu sistem özellikle Müslümanları ezmek, baskı altında tutmak ve sömürmek için kurulmuştur ama yalnız bizi değil bütün dünyayı eşsiz zulümler altında inlettiği de artık iyice anlaşılmaktadır.

Tek başına Suriye veya Libya ya da Yemen veyahut Türkiye’nin küresel zulme karşı duramayacağı apaçık bir gerçektir. İşte bizim tezimiz daha doğrusu temel görüşümüz olan “Birliğin Devleti, Milletin Medeniyeti”nin önemi, burada bir kez daha öne çıkıyor. Kendi topraklarımızda yani Ortadoğu’da büyük bir birlik kurmalıyız ki ortak düşmanlarımıza karşı durabilelim ve bunun için birleşmiş ve güçlü bir milleti arkamıza alabilelim; büyük, güçlü ve birleşik bir devlete erişelim; ve böylece bütün insanlığa gerçek medeniyetin ne olduğunu yeniden gösterelim.

Şunu da eklemek istiyoruz ki “İslam Birliği” (yaşlanmış bazı yazarların birdenbire keşfettiği gibi) bir ütopya değildir; biz böyle olmadığını neredeyse iki kere ikinin dört etmesi kadar defalarca ispatladık (bu konuda özellikle 2. sayımızdaki “İslam Birliği Bir Ütopya Değildir” başlıklı yazımıza ve MEDENİYET MİLLET DEVLET BİRLİK kitabımızdaki “Nedir İslam Birliği” makalesine müracaat etmenizi öneririz.) Ayrıca meydanlara çıkıp da “Biz İslam Birliği kuracağız” deyip hiçbir somut öneri getirmeyen ve hiçbir ciddi girişimde bulunmayanları da samimiyetsiz buluyoruz. Bu mesele, Müslümanların en mühim meselesidir, bu büyük ve kutlu dava büyüklerimizden bize miras kalmıştır; dikkatsiz ve özensiz sözlerden şiddetle kaçınmalıyız; bilgi, görgü, ihlâs ve samimiyetle her gün, her zaman yeni çözümler bulmaya ve bunları gerçekleştirmeye çalışmalıyız. İyi niyet ve samimiyetle cehd ü gayret edersek Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in Medine’de; Emeviler, Abbasiler, Selçuklular, Memluklar ve Osmanlıların İslam coğrafyasında gerçekleştirdiği birlik nimetine yeniden kavuşabileceğimizi, Rabbimizin bizi bu büyük lütfa yeniden mazhar kılacağını kuvvetle ümit ediyoruz.

Vesile ile Berat kandilinizi tebrik eder, dua ve ibadetlerinizin kabulünü Rabbimiz hazretlerinden niyaz ederiz.

Yeniden buluşmak üzere Allah’a emanet olunuz.

Yüce Devlet

Etiketler: , , , ,

Kategori: Basın Bültenleri | RSS 2.0 Both comments and pings are currently closed.

Yorum Yok

Comments are closed.