YOLA ÇIKMAK

Oleh: Haydar Murad Hepsev
24 Aralık 2011

YOLA ÇIKMAK

 

Yola çıkma, yürümeyeceksen. Yola çıkma, devam etmeyeceksen. Yola çıkma, sonuna kadar gitmeyeceksen. Hava soğuk diye bahane bulacaksan, otur sobanın başında ve dışarı çıkma. Hava sıcak diye mazeret üreteceksen, otur sundurmanın altında ve kervana katılma. Yalnız kaldım diyeceksen, yola çıkma. Yaralandım, durdum, düştüm, tökezledim diye kahrolacaksan, otur oturduğun yerde ve yola çıkma. Zordur, güçtür, azaplıdır, çilelidir bu yol; göze alamayacaksan yola çıkma…

Azığını unutma, ekmeğini ve gıdanı al yanına. Ruhunu, aklını ve kalbini al yanına. Dengini bağla, hazırlığını yap, tedariksiz olma. Gözsüz, kulaksız, elsiz olma. Unutma, sana verilen öğütleri. Hatırla, kutlu nasihatleri. Niyetini hiçbir zaman aklından çıkarma, niçin yola çıktığını hiçbir zaman unutma.

Yardım bekleme, yükünü al ve kendini taşı. Katkı bekleme, yetinmesini bil, ele geçmeyene üzülme. Gerçek inayet O’ndandır, insanlardan değil. Yardım ancak Allah’tandır, kuldan değil. “Duvara dayanma yıkılır, insana dayanma ölür.” Küçükten değil, büyükten bekle yardımı, büyüklerin büyüğünden. Fakirden bekleme, zenginden bekle, zenginlerin zengininden. Himmetini yüce tut, az bekleme, çok bekle; az isteme çok iste. O zaman korkma, mayayı çal göle, tutacaktır. Korkma, vur kazmayı, dağlar delinecek ve yol açılacaktır. Korkma, gir denize, boğuş dalgalarla, yardım gelecek, büyük bir gemi seni alacak ve sahil-i selamete götürecektir.

Yoksulum, biçareyim, zayıfım diye vazgeçme. Yoruldum hastalandım, bitap düştüm diye vazgeçme. “Çölün ortasında bıraktılar, terk edip gittiler, hatta dostlarımdı onlar” deme, bir büyük kervan gelecek, seni alacak ve gideceğin yere götürecektir. Yeter ki vazgeçme, yeter ki mücadeleden vazgeçme, yeter ki azim, sebat ve metanetle çalışmaktan vazgeçme…

“ne zaman çıkılır yola?
bir tarih farz edelim yüzyıl evvelden
akşamı beğenelim sabahı yeğleyelim,
zamanın durup kalbin içinden geçtiği
bir başlangıç belleyelim.”

Vakit gelmişse bekleme. Zamanı gelmişse bekleme. Şartların hepsinin yerine gelmesini beklersen aldanır ve yolda kalırsın. İmkânların hepsinin eline geçmesini beklersen, hatta elindekini de yitirebilirsin. Vakit kaybetme duraklarda. Zaman geçirme hanlarda. Dinlen ama yolu unutma. Yola çıkmayı ve yürümeyi unutma.

Ayrıl memleketinden ve yola çık. Yalnız da olsan yola çık. Bir sabah vakti yola çık, bir bahar günü kuş cıvıltılarıyla. Erken kalk ve saba rüzgârıyla yola çık. Yola düş, güneş doğmadan, uyanmadan insanlar. Ümitle yürü, yorulunca dinlen, ayağa kalk ve yeniden yola çık…

 

*H.M. Hepsev’in bu yazısı, Yüce Devlet Dergisi’nde (1 Ocak 1996, sayı 6, s.1) yayınlanmıştır.

Etiketler: , , , ,

Kategori: Fiil Yazıları | RSS 2.0 Both comments and pings are currently closed.

Yorum Yok

Comments are closed.