YENİ ANAYASA HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİMİZ (2)

Oleh: Haydar Murad Hepsev
02 Ekim 2012

 

YENİ ANAYASA HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİMİZ (2)

 

(Yazının ilk kısmı için bkz.: http://www.yucedevlet.com/yeni-anayasa-hakkindaki-goruslerimiz-1.html )

10. sayımızda yeni anayasayla ilgili olarak başladığımız ve ilk önce “Yeni Anayasa Hangi Genel Prensiplerle Hazırlanmalıdır?” başlığı altında 12 adet öneriye yer verdikten sonra “Maddeler Üzerindeki Görüş, Eleştiri ve Önerilerimiz” başlığı altında açıklamaya başladığımız görüşlerimize devam ediyoruz:

15. Eski anayasanın 27. Maddesinde “Herkes, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahiptir. Yayma hakkı, Anayasanın 1 inci, 2 nci ve 3 üncü maddeleri hükümlerinin değiştirilmesini sağlamak amacıyla kullanılamaz.” hükmü vardır. Bu madde şöyle olmalıdır: “Herkes; ilim, kültür ve sanatı, özgür ve rahat olarak öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahiptir; bu hak din, genel ahlak ve toplumun geleneklerine aykırı olarak kullanılamaz. İlim ve sanata devlet, hükümet eliyle destek verir; bu husus kanunla düzenlenir.” şeklinde olmalıdır.

16. a) Eski anayasanın “Basın hürriyeti” konusundaki 27. maddesinde “Basın hürdür, sansür edilemez. … Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır. Basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın 26 ve 27 nci maddeleri hükümleri uygulanır. …” hükmü bulunmaktadır. Bu madde şöyle olmalıdır: “Basın hürdür; basın hürriyeti, düşünce ve kanaat hürriyetindendir. Bu hak din, genel ahlak ve toplumun geleneklerine aykırı olarak kullanılamaz. Silahlı kalkışma, kamu düzeni ve güvenliğini bozma ya da toplumsal kargaşaya meydan vermemek, basın hürriyetinin sınırıdır.” şeklinde olmalıdır.

b) Ayrıca “Basının genel işleyişi ile din, genel ahlak ve toplumun gelenekleri bakımlarından kontrolü için, en az beş yıldan beri gazeteci, radyocu, televizyoncu olanlar tarafından seçilecek ve 7 kişiden oluşacak “Yüksek Basın Kurulu” teşkil edilir; bu husus kanunla düzenlenir.” maddesi ilave edilmelidir.

Basın, hür olmalıdır ama şimdiki gibi tamamen kendi başına buyruk olmamalıdır. Bunun için basın-yayın camiasından demokratik usullerle seçilecek “Yüksek Basın Kurulu” tarafından uyarma, düzeltme, düzenleme ve hatta “din, genel ahlak ve toplumun geleneklerine aykırı olma ve silahlı kalkışma, kamu düzeni ve güvenliğini bozma ya da toplumsal kargaşaya meydan verme” hallerinde suç duyurusunda bulunma yetkisine sahip bulunmalıdır.

17. Eski anayasanın “Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı” konusundaki 34. maddesi şöyledir: “Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak,  millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.” Bu madde şöyle olmalıdır: “Herkes, fert veya örgütlü olarak kamuya açık yerlerde toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. Toplantı ve gösteriler kesinlikle silahsız ve saldırısız gerçekleştirilir. Toplantı ve gösteriler, önceden izin alınmadan yapılır; bu husus güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılması, kanunla düzenlenir.”

18. Eski anayasanın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” bölümündeki 38. maddesinde yer alan “Ölüm cezası … verilemez.” cümlesi kaldırılmalı; “Bilerek ve isteyerek bir insanı öldürme fiilini işleyen kişiye, ölüm cezası verilir. Ferdi suçlarda, öldürülenin velisi ölüm cezasından vaz geçip diyet isteyebilir. Veli(ler) ve diyet miktarı kanunla belirlenir. Kamuya ait öldürme suçlarında, suçun kapsamına göre Cumhurbaşkanı, Hükümet veya Meclis bu suçu bağışlayabilir ya da daha hafif bir ceza verebilir.” hükmü getirilmelidir.

19. Önceki anayasanın “Ailenin korunması ve çocuk hakları” konusundaki 41. maddesi şu şekildedir: “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilâtı kurar. Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir. Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır.” Bu madde şöyle düzenlenmelidir: “Aile, toplumun temelidir ve eşler arasındaki dayanışmaya dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahının, aile kurumunun korunması hususlarında gerekli tedbirleri alır. Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma hakkına sahiptir; ana ve babasıyla irtibat kurma ve sürdürmede, devletin koruması altındadır. Devlet, çocukları her türlü her türlü istismar ve şiddete karşı korur, bu hususta gerekirse zecri tedbirler alır.” (Zecri kelimesi “zorlayıcı, zorlayan; engelleyen; yaptırmama, yasaklama” manalarına gelir.)

20. a) “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlığı altındaki eski anayasanın 42. maddesinde bulunan “Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılâpları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.” hükmü  “Eğitim ve öğretim; ilim ve eğitimin gereklerine, zamanın şartlarına uygun olarak yapılır. Devlet, eğitim ve öğretimin toplumun bütün fertlerini kapsayacak şekilde yapılması için gerekli bütün tedbirleri alır; gözetim ve denetleme yoluyla eğitim ve öğretimi kontrol eder.”

b) “İlköğretim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır.” hükmü “İlköğretim, bütün vatandaşlar için zorunludur ve devlet okullarında parasızdır. Devlet, ayrı okumasını isteyen velilerin çocukları için, kız ve erkek okulları açar. İlköğretim, devlet okullarında parasızdır. Devlet, özel ilköğretim okullarının artması için gerekli tedbirleri alır ve bu tür okullara kaynak sağlar.” şeklinde değiştirilmelidir.

c) “Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez. Eğitim ve öğretim kurumlarında okutulacak yabancı diller ile yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların tabi olacağı esaslar kanunla düzenlenir. Milletlerarası andlaşma hükümleri saklıdır.” hükmü ise “Eğitim ve öğretimin dili Türkçedir. Üniversite düzeyinden önceki eğitim ve öğretim kurumlarında yabancı dillerle eğitim yapılmaz. Velilerin isteğine bağlı olarak Anadolu ve Rumeli Cumhuriyeti Devleti’nde yaşayan ve ana dili Türkçeden farklı olan kavimlerin ana dilleri ilköğretimden itibaren seçmeli dil olarak öğretilir. Eğitim ve öğretim kurumlarında okutulacak yabancı diller, kanunla düzenlenir. Milletlerarası andlaşma hükümleri saklıdır.” şeklinde değişmelidir.

21. “Gençliğin korunması” başlıklı 58. maddede yer alan “Devlet, istiklâl ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müsbet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılâpları doğrultusunda ve Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşlere karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri alır. Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır.” hükümleri “Devlet, geleceğimizin teminatı olan gençlerin ilim, irfan, sanat ve ahlakın yüce ilkeleri doğrultunda; millet, vatan ve devlete sahip çıkma ülküsüyle yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri alır.” şeklinde değiştirilmelidir.

22. “Tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması” başlığıyla 63. maddede yer alan  “Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır.” hükmü “Devlet; ilim, irfan, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını titizlikle sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır. Tarih, kültür ve tabiat varlıklarının yurt dışına kaçırılmaması için zecri tedbirler alır.” şeklinde olmalıdır.

Yeni anayasa hakkında görüş beyan etmeye, gelecek sayı da devam edelim, inşaallah.

 

/// Haydar Murad HEPSEV’in bu yazısı, Yüce Devlet Dergisi’nin 1 Haziran 2012 tarihli 11. sayısında yayınlanmıştır.

 

 

Etiketler: , , , ,

Kategori: Devlet Yazıları | RSS 2.0 Both comments and pings are currently closed.

Yorum Yok

Comments are closed.