YABAN MEYVA (STRANGE FRUIT)

Oleh: Haydar Murad Hepsev
22 Ocak 2012

YABAN MEYVA

 

Yaban meyvalar taşır güneyli ağaçlar

Yapraklarında kan, köklerinde kıpkızıl kan,

Zenci bedenler sallar güneyli rüzgârlar

Kavak ağaçlarında asılı yaban meyvalar

Kahraman güneyin kırsal manzarası mı

Pörtlemiş gözler ve çarpılmış ağızlardır;

Manolyaların kokusu taze, tatlı ve güzeldir

Ama birden bir koku gelir: yanık ceset kokusu…

Burada meyvalar, kargalar yağmalasın diyedir

Yağmur emsin, rüzgâr soğursun diyedir;

Güneş çürütsün diye, ağaçlar yere düşürsün.

Yaban ve apacı meyvalardır burada ürün.

                                               Nazmen terc.: H.Murad

STRANGE FRUIT

Southern trees bear a strange fruit

Blood on the leaves and blood at the root

Black body swinging in the southern breeze

Strange fruit hanging from the poplar trees

Pastoral scene of the gallant south

The bulging eyes and the twisted mouth

Scent of magnolia sweet and fresh

And the sudden smell of burning flesh!

Here is a fruit for the crows to pluck

For the rain to gather, for the wind to suck

For the sun to rot, for a tree to drop

Here is a strange and bitter crop.

                                              Abel Meeropol

 

Yahudi asıllı ve komünist dünya görüşüne sahip öğretmen, şair, güfteci ve besteci olan Abel Meeropol; bu sade, basit ama çarpıcı şiiri, (yukarıya aldığımız ve) bir dergide gördüğü bir linç fotoğrafından etkilenerek yazmıştır. “Strange Fruit’u yazdım çünkü linçten, adaletsizlikten ve bunu sürdüren insanlardan nefret ediyorum!” diyen Meeropol, bu etkileyici eseri yazdığında 30 yaşlarındaydı. 1935’te yazılan şiir, ilk kez 1937 senesinde, öğretmenler sendikasının (The Newyork Teacher) dergisinde yayınlanmıştır.

O dönemde, Amerika’da, zencilerin linç edilmesi yaygın bir olaydı. Amerika’nın güneyindeki küçük ve fakir yerlerde gerçekleşen bu cinayetlerin işlenmesi için önemli bir sebebin oluşması da gerekmezdi; beyazların hoşuna gitmeyen zenciler bu tehlikeyle karşı karşıyaydı. Linç edilen zenciler diğerlerine ibret olsun diye ağaçlara asılır; beyazlar, cesedin yanında süslü elbiseleri ve şenlik havasındaki rahat davranışları ve hatta gülüşleri ile kameralara poz verebilirdi.

New York’un Bronx mahallesinde bir lisede 27 yıl boyunca İngilizce öğretmenliği yapan Meeropol, kaybettiği iki çocuğunun isimlerinden oluşan “Lewis Allen” takma adıyla şiirler ve şarkı sözleri yazan üretken bir yazardır. Meeropol ve eşi, Rusya’ya casusluk yapmak suçundan idam edilen Ethel ve Julius Rosenberg’in iki küçük oğlunu evlat edinmekten çekinmeyen cesur ve idealist insanlardı.

Meeropol, daha sonra şiire beste yapar ve şarkıyı ilk kez 1939 yılında 23 yaşındaki Billie Holiday, zencilerin beyazlarla birlikte oturabildikleri ve içeriye mutfaktan girmek zorunda kalmadıkları Cafe Society adlı bir gece kulübünde seslendirir. Şarkıcı, konserinin son parçası olarak ‘Strange Fruit’u söyler. Dinleyiciler, ilk kez böylesine kritik bir konuyu bu kadar cesur bir şekilde ele alan bir şarkıya tanık olurlar. Şarkı bittiğinde, etrafı bir sessizlik kaplar. Bir müddet sonra dinleyicilerin birinden tedirgin ve cılız bir alkış sesi gelir. Bir anda herkes çılgınca alkışlamaya başlamıştır.

Aslında ırkçılığa ve büyük bir insanlık ayıbı olan linçe karşı daha önce de şiirler yazılmış, besteler yapılmıştı. Ancak ‘Strange Fruit’la birlikte ilk kez linç ayıbı, beyazların yüzüne tokat gibi vuruluyordu. Şarkı Amerika’yı sosyal, politik ve kültürel alanlarda derinden etkiledi; hakkında kitaplar yazıldı, araştırmalar yayımlandı, filmler çekildi. Plak yapımcısı Ahmet Ertegün’ün “Bir savaş bildirisi… İnsan hakları hareketinin başlangıcı” dediği parça, dünyayı değiştiren 100 şarkılık listenin altıncı sırasında yer almıştır.

Yanlışlıkları ve insanları derinden sarsan böyle bir eserin yasaklarla, engellerle karşılaşması gerekir. ‘Strange Fruit’ için de bu böyle olmuştur. İlk engel, şarkının plak yapılması aşamasında olur. Büyük zorluklarla plak çıkar ama bu defa da bunu kimse radyoda yayımlamak istemez. Diğer yandan güneyde verdiği konserlerde bir kere bile ‘Strange Fruit’u söyleyememiştir Billie Holiday. Hatta bir keresinde bir şehirden kovulmuştur.

Zenciler de bu eserle ilgili farklı durumlardadır. Zenginler, beyazların öfkesini arttıracağı endişesiyle bu şarkının tanınmasını istemezler; bir kısmıysa şiirin ve şarkının manasını bile anlayacak eğitime sahip değillerdir, bu yabancı meyveyi egzotik bir meyve sanırlar.

Billie Holiday’ın, linç edilen iki zenci sanki hemen önündeymiş gibi ağlama ile isyan arasındaki bir duyguyla söylediği eşsiz şarkıyı youtube.com sitesinden dinlemenizi öneririz. Gözyaşlarınızı da yanınıza alarak… Zulme ve zalime olan nefretinizi kalbinize koyarak… Buna benzer zulümlerin bir zamanlar ülkemizde de yapıldığını hatırlayarak…

 

/// Haydar Murad Hepsev’in bu şiir tercümesi, Yüce Devlet Dergisi’nde (1 Eylül 2009, 1. sayı) yayınlanmıştır.

 

Etiketler: , , , ,

Kategori: Şiir Tercümeleri | RSS 2.0 Both comments and pings are currently closed.

Yorum Yok

Comments are closed.