“SÖYLEME” DİKKAT!

Oleh: Haydar Murad Hepsev
23 Ocak 2012

 

“SÖYLEME” DİKKAT!

 

Bismillahirrahmanirrahim

Elhamdu lillahi rabbilalemin
Vessalatu vesselamu ala rasulina muhammedin ve alihi ve sahbihi ecmain.

 

Allah teala ve tekaddes hazretleri bize Taha Suresi’nde şöyle hitab ediyor:

“116. Hani meleklere, “Âdem için saygı ile eğilin” demiştik de, İblis’ten başka melekler hemen saygı ile eğilmişler; İblis bundan kaçınmıştı.
117. Biz de şöyle dedik: “Ey Âdem! Şüphesiz bu (İblis) sen ve eşin için bir düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın; sonra mutsuz olursun.
120. Nihayet şeytan ona vesvese verip şöyle dedi: “Ey Âdem! Sana ebedilik ağacını ve yok olmayan bir saltanatı göstereyim mi?”
121. Bunun üzerine onlar (Âdem ve eşi Havva) o ağacın meyvesinden yediler. Bu sebeple ayıp yerleri kendilerine göründü ve cennet yaprağından üzerlerine örtmeye başladılar. Âdem, Rabbine isyan etti ve yolunu şaşırdı.”

Allah teala daha önce kendilerini ikaz etmesine rağmen Şeytan Âdem aleyhisselamı ve Havva annemizi aldattı. Bu aldatmayı bir “söylem” kullanarak icra etti ve hedefine ulaştı.

Bugün şeytan bize nasıl igva veriyor bizi nasıl yoldan çıkarıyor? Yukarıdaki hikâye tekrarlanıp duruyor mu? Daima aldanıp daima mahrumiyet mi yaşıyoruz?

Bildiklerimizi hatırlarsak Şeytan’ın askerleri de olduğu aklımıza gelir. Bu askerlerin şeytanlardan cinlerden ve insanlardan olduğunu biliyoruz. Acaba bugün şeytanın bu arkası gelmez hamlelerinin icracıları kimlerdir? Aldananlar ya da aldatılanlar kimlerdir?

Batılılar, ötekilerle ve hasseten müslümanlarla hangi söylemlerle konuşuyor?

“Batı normlarını tatbik ederseniz daha özgür ve daha demokrat bir ortam oluşur.”

“Eğitim sisteminiz batı normlarını yakalarsa bireysel ve toplumsal ilerleme çabuk meydana gelir.”

“Ticari kanunlarınızı bizimkilerle uyumlu hale getirirseniz refah size daha kolay ulaşır”

Batılıların telkin ettiği bu yollardan giden ötekilerin ya da müslümanların daha iyi bir hayata terakki ettiğini gördünüz mü? Batılılar Osmanlı gerilemesiyle dünya halklarına ve hususiyle müslümanlara ancak zulüm ve mahrumiyet getirmiştir.

Çünkü bu telkinat telkin edileni değil telkin edeni gözetir. Kendileri için değil öteki için tasarlanmıştır.

Telkinata maruz kalanlara göz attığımızda bunları iki güruh halinde görüyoruz. Telkinata muhalif olanlar ve telkinatı “neden olmasın” diye karşılayanlar. Nakledildiğine göre şeytanın aldatmasına kanan Havva annemiz Âdem babamızın da aldanmasına yol açmış böylece cennetten dünyaya indirilmişlerdir.

Batılı telkinata karşı edilgen bir tavrımız olmasın. O zaman adeta şeytanın telkinatına kanan ve eşinin de mahrumiyetine sebep olan Havva annemizin durumuna düşeriz.

Batılı telkinata karşı Âdem babamızın ilk duruşu gibi duralım. Edilgen değil etkin ve erkekçe.
Ancak tam raculiyyete haiz bir akıl bu iğvayı sezip kendini tehlikeden uzak tutabilir.

Söyleme karşı dikkatli olalım, hazer edelim, ebedi mahrumiyete düşmeyelim, âmin!

 

/// Sabahaddin KURTAY’ın bu yazısı, Yüce Devlet Dergisi’nde (15 Şubat 2010, 4. sayı) yayınlanmıştır.

 

Etiketler: , ,

Kategori: Tefsir yazıları | RSS 2.0 Both comments and pings are currently closed.

Yorum Yok

Comments are closed.