SİTEMİZİN İLK YILININ SONUNDA

Oleh: Haydar Murad Hepsev
10 Ocak 2012

 

Hamd olsun, ilk yılımızı tamamladık. Sitemiz, Kasım 2007’den bu yana yayın hayatına devam ediyor. Site, Yüce Devlet’in ikinci yayın dönemi oldu. 1995’te dergi idik, 11 yıl sonra sitemizi kurduk. İçimizde bir ukde ile yaşamıştık, yayınımıza ara vermek zorunda kaldığımız bu uzun ve azaplı seneler boyunca. Çünkü sorumluluk hissediyoruz, büyük milletimize. Çünkü mesuliyet hissediyoruz medeniyetimize, vatanımıza; kardeşlere ve insanlara. Gücümüzün yettiğince hizmet etmek, yararlı ve yardımcı olmak istiyoruz. “Niyetimiz rıza kazanmaktır” demiştik, sitemize başlangıç yaparken; başka bir amacımız da olmadı zaten. Bizden sonra da akan ve defterimizi kapatmayan bir uğraştır gayemiz.

Bu ikinci “Okuyucularla Söyleşi” yazımız. Okuyucularımızın görüş, düşünce ve eleştirileri bizim için önemli. İleti göndererek bizi uyaranlara teşekkür ediyoruz. Bu yazı da okuyucularımıza olan sorumluluğumuzun bir parçası; rapor veriyoruz onlara. Bu bir yılda genel olarak neler yaptığımızdan başlayalım:

Öncelikle dergi, kitap ve gazetelerde kalan yazılarımızı sunduk okuyucularımıza, buna halen devam ediyoruz, bütün gayretimize rağmen bitirmiş değiliz. Yeni yazılar da yayınladık elbette; bazı okuyucularımızda hep eski yazıları yayınlıyormuşuz izlenimi oluştu, lakin ta ilk aylarımızdan itibaren yeni yazılar yayınlamaya uğraştık. Yalnız burada şunu ifade etmek lazım: Biz gündelik ve geçici konularla değil, temelli ve uzun vadeli olanlarla ilgileniyoruz, dolayısıyla sitemizde yayınlanan yazılar “her dem taze”dir. Çağımız ve devrimizi dikkate alıyoruz ama güncelin içinde boğulmak istemiyoruz. Tabii ki yaşanılan olumsuzluklara duyarsız kalmadık; mesela Anayasa Mahkemesi’ni kullanarak yapılmaya çalışılan darbe ve başörtüsünü yasaklama girişimlerine “Yaptığımız Hiçbir Şey Boşa Gitmeyecek!” diyerek karşı çıktık.

Toplumun önünde yer alan kişilerin portrelerini çizmeye çalıştık; büyüklerimizi ve üstadlarımızı tanıtmaya ve unutturmamaya niyet ettik.

İslam alemiyle ilgilenmeye gayret ettik. Hem İslam Birliği’nin felsefi-sosyolojik yönüyle ilgili yazılar yayınladık hem de ülkemiz ve İslam âleminde gerçekleştirilen önemli etkinliklerin haberlerini yayınladık.

Medeniyetimizin sanatlarını tanıtmaya çalıştık; hüsn-i hatt ve tezhibe özel önem verdik. Mimari, musiki ve tesbihçilik ile de ilgilendik. Şiir bizim kanatlarımızdır; şiirlere ve açıklamalarına büyük ölçüde yer verdik. Hikâyelerimizde de geleneğimizden hareket edip günümüze gelmeyi ilke edindik.

Biz bir kitap uygarlığının çocuklarıyız. Eski ve yeni birçok kitabın tanıtımlarını yorumlarıyla yaptık.

Tercüme ve sadeleştirmelerle geçmişi bugüne, dünyayı ayağımıza getirmek; kapalı olanları açmak, bilinmeyenleri tanıtmak istedik.

Ele aldığımız kavram ve olgulara da bütüncü bir anlayışla yaklaştık. Tarih ve sosyoloji boyutuyla, tefekkür ve psikoloji temelleriyle, dil ve kültür olgusuyla, eski ve yeni yönleriyle, kitabi ve güncel taraflarıyla aktarmaya çalıştık.
***

İlk yılımızda en çok okunan on yazıyı aşağıda veriyoruz ve bunu her sene-i devriyemizde yapmak istiyoruz (Okunma adetlerinde, bu yazının siteye konma zamanı esas alınmıştır):

1. OSMANLI’NIN ÇÖKÜŞÜ, SEBEPLERİ ve SONRASI (1076 okuma)

2. BİRİMİZİN ya da HEPİMİZİN PORTRESİ (1004 okuma)

3. KAMÇATKA: GÜNEŞİ HER GÜN İLK GÖREN YER … (928 okuma)

4. NEDİR İSLAM BİRLİĞİ? (804 okuma)

5. ÜÇ HATTAT ve ÜÇ GÜZEL YAZI (778 okuma)

6. RECEP TAYYİP ERDOĞAN, ŞAH MI PİYON MU? (670 okuma)

7. TORPİLLİ KİTAP: SOKAKTA (559 okuma)

8. MESNEVÎ’NİN İLK 18 BEYTİ ve ŞERHİ (488 okuma)

9. YÜCE DEVLET DERGİSİ BİLDİRİSİ (465 okuma)

10. KIRK HADİS TERCEMESİ VE ŞERHİ’nden DÖRT HADİS (431 okuma)
***

Eksiklerimiz de var elbette. En önemlisinin tanıtım olduğunu düşünüyoruz. Tek tek ulaşıyoruz yeni okuyuculara. Siteye eklediğimiz yazıları, elimizdeki adreslere iletiler göndererek tanıtıyoruz; tabii bu yeterli olmuyor. Bu konuda okuyucularımızdan destek beklemekteyiz. Tanıtımımızı yapan sitelere de teşekkür ediyoruz.

Üzülmüyoruz, çok bilinmiyoruz diye; sabır ve sebatla çalışarak gerçek okuyuculara yavaş yavaş ulaşmaktan memnun oluyoruz. Koruğun helva olacağı günler de gelecek elbette. Fikirlerimizi alıp alıp küçük ya da büyük yayın organlarında kullananlara selam ediyor ama “vebal” diye bir kelimenin varlığını hatırlatıyoruz.

Birçok yazımız bazı sitelerce iktibas edildi. Sitemizdeki yazılardan alıntı yapmak isteyenlerin kaynak ve isim belirtmeleri lazımdır. Kaynak ve isim belirtilmeyecekse alıntı yapılmasına gerek yoktur.

Sitemizde yazıları yayınlanan en başta Hayreddin Meral olmak üzere, Serkan Bilge, A. İlyas Çöllü, İskender Türe, Fatih Poyraz, Savaş Kılıç ve M.Vahdettin Toker beylere teşekkür ediyoruz. Yazı kadromuzu inşallah daha da genişleteceğiz. Sitemizin teknik alt yapısını kuran ve geliştiren Serdar Avcı Bey’e de müteşekkiriz.

Biz büyük bir medeniyetin, yüce bir millet ve devletin varisleriyiz; yucedevlet.com, bunların emrindedir. Derin ve geniş bir irfanın çocuklarıyız, bu kültür, sanat ve irfanın hizmetindeyiz. Evet, büyük bir çöküş yaşamaktaydık, yıkılıştan kurtulup uyanış ve canlanışın, derlenip toparlanışın, birliğin ve beraberliğin derdindeyiz. Bir etki, bir hizmet, bir katkı yapabilirsek ne mutlu bize.

Niyetimiz rıza kazanmaktır; çalışmak bizden, yardım O’ndandır.

 

06.11.2008
Haydar HEPSEV
Yüce Devlet Hadimi

 

 

Etiketler: , , , ,

Kategori: Dergimiz ve Sitemiz | RSS 2.0 Both comments and pings are currently closed.

Yorum Yok

Comments are closed.