ROBERT PACK’in GEMİ ŞİİRİNİN NAZMEN TERCÜMESİ

Oleh: Haydar Murad Hepsev
13 Mart 2012

 

ROBERT PACK’in GEMİ ŞİİRİNİN NAZMEN TERCÜMESİ

 

1929 New York doğumlu olan şair, öğretmen, edebiyat eleştirmeni, deneme yazarı R. Pack; Dartmouth’tan mezun olduktan sonra Colombia Üniversitesi’nde master yaptı. Barnard ve Middlebury kolejlerinde öğretmenlik yapmıştır. Tutarlı ve mantıki şiirlerinin temaları mizah ve hicivle de beslenmektedir.

Şiir kitaplarından bazıları şunlardır: A Stranger’s Privilege (Bir Yabancının Ayrıcalığı, 1959), Guarded by Women (Kadınlarca Korunan, 1963), Home from Cemetery (Mezarlıktan Yuva, 1969), Nothing but Light (Hiç ama Işık, 1973), Keeping Watch (Gözleme Devam). Şair Wallace Stewens (1879–1955) hakkında bir incelemesi vardır. Ayrıca şiir antolojileri hazırlamış ve çocuklar için şiirler yayınlamıştır.
* * *

GEMİ

 

Giydirdim babamı, içine kendi küçük elbiselerinin,
Mavi denizci takımını, paltosunda sarı düğmeleri olan.
Nereye dedi bana nereye koşar akan bunca sular.

“Doğruca denize” dedim ona. “Yüzdür şunu!”
Kenarındaydı ırmağın, eğildi ve kaldırdı yelkeni,
Açtı düğümü ve suya indirdi yeni boyanmış tekneyi.

Beyaz kuşlar, uçan flamalar ve ayrılış acısı solgun gözlerinde
Ve sıçradı sapasağlam güvertede ve yakaladı rüzgârı.
Baktım arkadan köpürüşlere, esintide sendeleyen sallanan tekneye,

Bağırdım arkasından “Dön geriye, bilmiyorsun sen, ne bulacağını?”
Gitti, uzaklaştı gemi, ilerledi, solan kızıllaşan gökte.
Dalgalar çarptı arkasından, vurdu; sendeledi kör gibi tökezledi.

Tembelleşen fırtına küçüldü, eridi gözlerinde ve gitti,
Ve baktı bana aşağılardan. Liman çıktı ortaya, birden,
Sordum ona “Ne oldu baba neler, ölünce sen?”

Nereye aktığını söyledi bana koştuğunu bütün suların
Ve giydirdi beni kibarca yavaşça içine küçük elbiselerimin.

THE BOAT

 

I dressed my father in his little clothes,
Blue sailor suit, brass buttons on his coat.
He asked me where the running water goes.

“Down to the sea,” I said. “Set it afloat!”
Beside the stream he bent and raised the sail,
Uncurled the string and launched the painted boat.

White birds, flown like flags, wrenched his eyes pale.
He leaped on the tight deck and took the wind.
I watched the ship foam lurching in the gale,

And cried, “Come back, you don’t know what you’ll find!”
He steered. The ship grew, reddening the sky.
Water throbbed backward, blind stumbling after blind.

The rusty storm diminished in his eye,
And down he looked at me. A harbor rose.
I asked, “What happens, father, when you die?”

He told where all the running water goes,
And dressed me gently in my little clothes.

 

*Haydar Murad Hepsev’in bu tercümesi Diriliş Dergisi’nde (29 Haziran–6 Temmuz 1990, sayı 102–103, s.23) ve Şiir Bilgisi (Mayıs 1992, s.56–58) kitabında yayınlanmıştır.

 

Etiketler: , , , ,

Kategori: Şiir Tercümeleri | RSS 2.0 Both comments and pings are currently closed.

Yorum Yok

Comments are closed.