OSMANLI DÖNEMİ TÜRK MÛSİKÎSİ

Oleh: Haydar Murad Hepsev
11 Mart 2012

 

OSMANLI DÖNEMİ TÜRK MÛSİKÎSİ

 

Merhum Cinuçen Tanrıkorur’un* özellikle Osmanlı dönemi Türk mûsikîsi hakkında çeşitli yıllarda yazmış olduğu makaleleri; İsmail Kara, Rehâ Sağbaş, Barihüda Tanrıkorur ve Başak İlhan tarafından yayına hazırlanarak Aralık 2003 yılında ‘Osmanlı Dönemi Türk Mûsikîsi’ adı altında Dergâh Yayınları tarafından yayınlandı. Kitabın Osmanlı mûsikîsi hakkında yazılmış eserler arasında önemli bir yeri vardır.

Eser, merhumun Türk Müziği ve Türk Müzik kimliğiyle alakalı hassas ve titiz çalışmalarını, modern-gelenek, tek sesli-çok sesli müzik tartışmalarına ışık tutacak görüşlerini içermektedir. Üç bölümden oluşan kitabın birinci bölümünde; Osmanlı Dönemi Mûsikîsi’nin karakteri ve tarihi serüveni, gelişmesi, yayılması, bozulma ve çöküş dönemlerinden bahsedilmektedir. Osmanlı Dönemi Mûsikîsi’ndeki Câmi, Tekke, Dînî mûsikî formlarına ve Dîn dışı mûsîkî formları olan; askerî musikî, klâsik mûsîki ve halk mûsikîsi formlarına da bu bölümde yer verilmiştir. İkinci bölümde, Osmanlı Dönemi Türk Mûsikisi’nin bazı teknik meselelerinden (makam, usul, beste, güfte , vezin vs.) bahsedilmektedir. Üçüncü bölümdeyse okuyucuya kolaylık sağlaması açısından “Osmanlı Mûsikîsi İçin Küçük Terimler Sözlüğü” adı altında bir lügatçe eklenmiştir.

Osmanlı mûsikîsiyle henüz ilgilenmemiş veya ilgilenmek isteyip de, günümüzde bu alanda yazılmış eserlerin azlığından ötürü kaynak bulmakta zorlanan okurlar, bu eserde Türk Müziği’ne 500 seneden fazla hizmet vermiş Osmanlı’nın ulvî duygularının mûsikîye yansımış şeklini bulacaklardır.

Eser, mûsikîmizin Türk Sanat Müziği-Türk Halk Müziği şeklinde politik zorlamalar ve ayrımlar yapılarak, geleneksel mûsikîmizin ve müzik kimliğimizin bugün anlaşılması ve yaşatılması konusunda engeller oluşturacağını belirtmektedir. Bu yönüyle, bugün Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği diye kategorize edilen müziğimizi Türk Mûsikîsi adı altında incelemeyi tercih eden bakış açısındadır.

Bu toprağın mûsikîsine ilgi duyanların, ‘Geleneksel Türk Mûsikîsi’ ve özel olarak ‘Osmanlı Mûsikîsi’ hakkında birçok değerli bilgiye ulaşabilecekleri bu kitap, aynı zamanda mûsikî tarihimize rehber olacak eserlerdendir.

 

 

* Cinuçen Tanrıkorur: 20 Şubat 1938′de Fatih’te dünyaya geldi. (Cinuçen ismi, Kazan Türkçesi’nde “galib-muzaffer” demektir.) İlk müzik eğitimine Münir Nureddin Selçuk’un öğrencisi olan amcası Mecdinevin Tanrıkorur ile birlikte 2,5–3 yaşlarında başladı. Bestekarın ud ile tanışması annesi vasıtasıyla oldu. Kendi kendine ud öğrenerek besteler yapmaya başladı. 14 yaşında Ferahnak makamında bir saz semaisi ile (güftesi Fuzuli’ye ait) Şevkefza makamında bir şarkı besteledi. Sanatçı, İtalyan Lisesi ve Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Mimarlık bölümünü bitirdi. 1973′te TRT Ankara Radyosu TSM Şube Müdürlüğü görevine getirildi. Sanatçının yurt içinde ve yurt dışında verilmiş bir çok konferansı vardır. Bestelediği eserlerin 500 civarında olup bunlar içerisinde kendi terkibi olan makamlar da vardır. Mevlevi âyini ve Kâr besteciliğiyle de Türk Mûsikîsi’nin en uzun formlarında eserler vermiştir. Üstad Cinuçen Tanrıkorur yakalandığı kanser sebebiyle 28 Haziran 2000′de vefat etmiştir.

M.Vahdettin TOKER
Ağustos 2008

/// 02 Eylül 2008 tarihinde yucedevlet.com’a eklenen bu yazı, sitemiz yeniden yapılandırılmadan (Aralık 2011′den) önce 1494 kez okunmuştu.

Etiketler: , , , ,

Kategori: Kitap Tanıtımı | RSS 2.0 Both comments and pings are currently closed.

Yorum Yok

Comments are closed.