ORUÇ TUTMAK

Oleh: Haydar Murad Hepsev
12 Temmuz 2012

 

ORUÇ TUTMAK

 

Oruç, genişlemedir. Aklın, kalbin ve ruhun genişlemesi.

Oruç, daralmadır. Nefsin ve şeytanın daralmasıdır.

Uykunun ve midenin daralması, ruhun genişlemesidir oruç. Zahmetin ve rahmetin artmasıdır. Zahmet ki ne kutlu bir zahmettir, Tanrı rızası kazandırır. Rahmet de zaten O’ndandır, O’nun sonsuz lütfundandır. Oruç, sonsuzluğa uzanmadır onun için, ruhun genişleyip sonsuzla irtibat kurmasıdır. Oruç daraltır nefsle şeytanı yani hayvan ile isyanı. İnsanlığı genişletir, rahmeti ve merhameti, şefkat ve muhabbeti.

Oruç, cennetin genişleyip zafer kazanması; cehennemin çekilip gerilemesidir. Ahiretin yansımasıdır, dünya semasına, halkın arasına. Toplum yaşantısına…

***

Geceleyin kalkış, ne tatlı bir cümbüş. Sahur bir şenlik. Niyetlenmek gönülden, ta içten gelen pınar. Orucun her anı rahmet şelalesi. Oruçla şereflenmiş insanların her anı ödüllendirilmiş; sabahları, öğleleri, ikindileri… Sabırları, tevekkülleri, tahammülleri… Takatin azalıp gözlerin kapanması, dalıp gitmeler, kestirmeler birer mükâfat…

Ve iftara doğru bir heyecan, telaş, koşuşturma. Sıcacık pidelerle eve gelen çocuklar. Elleri ama asıl gönülleri dolu gelen babalar. Ve ayaklarında cennet kokusu taşıyan anneler. Onlar ki hem oruç tutmuş hem evin işlerini yapmışlardır. Onlar ki hem oruç tutmuş hem de yemek pişirmişlerdir, oruçken yasak nimetlerle hemhal olarak, onların kışkırtıcı renk ve kokularıyla baş başa kalarak. Onlar ki hem oruç tutmuş hem de çocuklarla uğraşmışlar, onları doyurmuş ve her yaramazlıklarına katlanmışlardır.

Ve iftar anını dört gözle, sabırsızlıkla lakin mahzun, takatleri tükenmiş bir şekilde bekleyen oruçlu ve mümin çocuklar. O çocuklar ki oruca özenmişlerdir, biz de oruç tutacağız diye anne ve babalarına nazlanmışlardır. Oruçları cennettendir onların. Onlar çocuk değildir, melektir, melekten de ötedir. Melekler oruç tutmaz, lakin oruçlu çocuklar iman kahramanıdırlar ve elbette ki üstündürler.

Ve iftar. Büyük bayram anı. Ezanın okunması cennet müjdesi. İftar sofrası cennet hediyeleri. İlk lokmalar, şükürler, dualar, “olmayanlara da ver Ya Rabbi” demeler, yeniden şükürler, yeniden dualar ve namazlar. Teravih namazları. Bu ümmete verilen hediye, sünnet-i seniyye, cemaatle kılınması da ümmetin icması yani birliğiyle…

***

Oruç, Kur’an-ı Kerim’in çağlaması, bülbül gibi şakımasıdır. Kur’an’ın okunması, gönüllere inmesi, hatimlerle evlerin, mescitlerin, camilerin ve şehrin şenlenmesidir. Kur’an ki aydınlığın kitabıdır. İnananların gönüllerini aydınlatan ayetler, sayfalar, surelerdir. Oruç ayında inmiştir, oruçla aydınlanmış ve aydınlatmıştır; onun için en çok bu ayda okunur ve bu ayda hem aklen hem kalben hem ruhen anlaşılır. Yeniden okunur, yeniden anlaşılır, yeniden bir ruh ve heyecan verir müminlere.

Oruç da doyar, yalnızca iftarda değil, müminlerin açlığıyla, benizlerinin sarılığıyla, takvaları ve sabırlarıyla. Asıl o zaman doyar, sıcakta ya da soğukta bile olsa. İnançla, güzel niyetle, tahammül ve tevekkülle doyar, tokluğun en manevi olanıyla.

Oruç, bayramdır, ta sahurdan iftara kadar her dakikası bayram, her anı ikramdır. İftar sofrasıysa başka bir bayram. Duanın bayramı, kabul olunmuş duaların. Cennet bayramının dünya örneği.

Oruç, herkese bayram; zengine de fakire de; büyüğe de küçüğe de; Asyalıya, Afrikalıya, Avrupalıya, Amerikalıya, Avustralyalıya. Oruç, bir dünya bayramıdır. Bir ay boyunca dünyanın her yerinde oruç tutma bayramı vardır. Oruç bayramsa, oruç tutulan her yer de bayram yeri değil mi?

Oruç, gönül birliğidir, İslam birliğidir. Mümin gönüllerin kulluktaki birliğidir, eylem birliğidir.

Oruç; zevktir, tatlıdır, güzeldir. Öğle sıcağında bile, iftara saatler varken bile.

Oruç tutmak, onurdur. En büyük rütbedir, payedir, makamdır. Beşeriyetten insanlığa yükselmenin şeref tacıdır.

 

/// H.M. Hepsev’in bu yazısı, Yüce Devlet Dergisi’nin 1 Eylül 2009 (12 Ramazan 1430) tarihli 1. sayısında yayınlanmıştır.

 

Etiketler: , , , ,

Kategori: Fiil Yazıları | RSS 2.0 Both comments and pings are currently closed.

Yorum Yok

Comments are closed.