ÖMER ÖZBAY’IN ANT ŞİİRİ

Oleh: Haydar Murad Hepsev
10 Şubat 2012

 

A N T

Biz günde bin kere tih çölündeyiz
ne bıldırcın kuşları görmüşüz göğümüzde
ne kudret helvasından bir tad var soframızda
kızıldeniz en delişmen günlerini yaşarken gençliğinin
tûr-u sîna sessiz sessiz kanağlar göğsümüzde.
İnsan taş ve ateş eski dostları veyl’in
zakkum gözlemcileri afsun dilencileri
sacayağı olma özlemindeyken çıldıran alevlerin
ve dualarımız Ayasofya Ayasofya apartılırken
ve çocukluğumuz anıtkabir anıtkabir ayartılırken
ve yoksulluğumuz kokteyl kadehlerinde
ve öldüm fiyatına ve kapalı zarf usulü
demokratik demokratik satılırken köle pazarlarında
biz oturmuş firavun mezarlarının
gölgesinde serinleriz
ve gün gelip dirilmek için,
bir yiğit mûsa
ve bir âsâ
ve bir yed-i beyzâ bekleriz.
Çağı gelip de
kitâb’a ve demire olan sevdamızı anımsayarak
biteviye dalaşmak saldırmak sataşmak
ve vurmak varken karnına karnına zulmün
nedendir böyle anlamsız
ve kavgadan uzakta yaşamak
diyerek
bizi alıp götüren sonra tekrar götüren
bizi alıp bedirlere uhutlara götüren
endülüs’e kudüs’e istanbul’a götüren
cesur ve heybetli ve diri
ve gümbür gümbür bir erkeklik şöleni
andlar içtiğimizi
dosta düşmana ilan ederek
gövdelerimizde beliren ürpertilerle
iri ve parlak kavisler çizen hayatlar
hecin yüzlü ölümlerle buluştuğumuz gün canevimizde
dağlara hep böyle sıram sıram
dağ olarak sürdüremiyecek ömürlerini
denizler böyle telaşsız yıldızlar böyle şehvetli
ve sizler yani sizler yani ey zulümağaları
hep böyle korkudan uzakta seyredemiyeceksiniz
sevecen hışırtılarla süzülen güneşi
diyebilmek için
ve gün gelip dirilmek için
sabrı silah belleriz
bir yiğit mûsa
ve bir âsâ
ve bir yed-i beyzâ bekleriz.
Biz günde bin kere tih çölündeyiz
ne bıldırcın kuşları görmüşüz göğümüzde
ne kudret helvasından bir tad var soframızda
kızıldeniz en delişmen günlerini yaşarken gençliğinin
tûr-u sîna sessiz sessiz kanağlar göğsümüzde.

 

* ÖMER ÖZBAY’ın neslimiz üzerinde büyük tesiri bulunan bu mert ve yiğit şiiri, Milli Gençlik Dergisi’nde (Ocak 1976, 10. sayı, s.40–41) yayınlanmıştır. Şiirin aslı yukarıdaki gibidir. Birçok yerde yanlış olarak yayınlandığı ve okunduğu görülmektedir ki bu, popülist kültürün zebunu olan çırpıştırıcıların kaynaklara gitmeden, asılları araştırmadan ve daha da önemlisi şairine yani insana saygı duymadan yaptıkları bir cahilliktir. Cahilliğin diğer bir derecesi de şiirin merhum Cahit Zarifoğlu’na ait zannedilmesi yani şiirin altına Ömer Özbay’ın değil de onun isminin yazılmasıdır ki bu da echel-i cühelalıktır.

Ömer Özbay (1952) hakkında bulabildiğim bilgiler şunlar: “Ankara’da doğdu. Ankara İHL, Orta Doğu Üniversitesi Sosyal ve İdari Bilimler Bölümü mezunu. Şiir ve yazılarını, kurucularından olduğu Talebe, ayrıca Milli Gençlik, Düşünce dergilerinde yayınladı. Düşünce Dergi’sinde çıkan İslami Şiir konulu dizi yazısıyla da dikkat çekti. (bkz. www.ulumulhikmekoeln.de )”

Şiire devam etmedi daha sonraları, Ömer Özbay. Lakin sadece bu şiiri bile birinci sınıf bir şair olduğunu ispatlıyor. Onun sanatı, hayatı, görüşleri, şiiri neden bıraktığı; günümüzdeki birçok meşhurdan çok daha fazla merak uyandırıyor bende. (Şunu da ekleyeyim Ömer Bey’in sadece Milli Gençlik’te yayınlanan şiirlerinden bir kitap çıkar, hem de dopdolu.) Edebiyatçılar, edebiyat tarihçileri, üniversitelerin Yeni Türk Edebiyatı mensupları da merak etseler iyi olur.

Neden mi? Yukarıdaki şiiri birkaç kez okuyun, o zaman…

Haziran 2009
Haydar HEPSEV

 

///  Bu şiir ve yazı, 09 Haziran 2009′da yucedevlet.com’a eklenmiş, (Aralık 2011′de sitemiz yeniden yapılandırılmadan önce) 1032 kere okunmuştur.

 

Etiketler: , , ,

Kategori: Şiir Açıklamaları | RSS 2.0 Both comments and pings are currently closed.

Yorum Yok

Comments are closed.