MEDENİYET NEDİR?

Oleh: Haydar Murad Hepsev
13 Ocak 2012

 

MEDENİYET NEDİR?


* Redhouse, Sir William James Redhouse (1890).

medeniyet: civilization; sociability.

 

* Lugat-ı Naci, Muallim Naci (1891).

medeniyyet: medenilik, şehrilik. bedeviliğin zıddı. terakkiyat-ı hazıraya muvafık surette maişet ve içtimâ’.

 

* Kamus-ı Türki, Şemseddin Sami (1901).

medeniyyet: ulum ve fünun ve sanayi ve ticaretin semeratından bihakkın istifade ile hüsn-i halde ve refah ve asayişte yaşayış, hadariyyet, terakki.

 

* Türk Lûgati, Hüseyin Kâzım Kadri (1945).

medeniyet: medenilik, şehrilik; maişeti medeniye; ilmin sanayiin ve içtimai tekamüllerin sâik olduğu tarzı hayat ve maişet.

Medeniyet gidiyor hep ileri

Artıyor komşuların bilgileri (İsmail Sefa)

 

Medeniyet garazı nefsani

Bedeviyet marazı ruhani (Yenişehirli Avni)

 

Medeniyet ne deyorsun bilmem

Medeniyet yaşamaktır sersem (Abdülhak Hâmit Bey)

 

Dûr idim sadmei cem’iyetten

Medeniyet denilen nikbetten (Abdülhak Hâmit Bey)

 

İcrayı adle hasr ile subh u mesâsını

Kimlerdi vaz’eden medeniyet esasını (Abdülhak Hâmit Bey)

 

* Osmanlıca-Türkçe Sözlük, Mustafa Nihat ÖZÖN (ilk basımı: 1952).

medeniyyet: 1. Şehirlilik. 2. Hayattan tam faydalanarak iyi ve rahat yaşama (XIX. yy.) “Medeniyyet ne diyorsun bilmem – Medeniyyet yaşamaktır sersem. – A.H. Tarhan)

 

* Hayat Ansiklopedisi, (Ağustos, 1962).

MEDENİYET [Uygarlık], insanların, tabiata üstün gelebilmek, toplu olarak daha iyi şartlar altında yaşıyabilmek için gösterdikleri çabadan elde edilen sonuçların topudur. Bu sonuçlar, çoğunlukla, bilim, kültür halinde belirir.

 

* Meydan Larousse (1987).

medeniyyet: Bir memleketin veya bir toplumun düşünce ve sanat hayatıyla maddi ve manevi varlığına has niteliklerin tümü. Yeni: UYGARLIK.

 

* TDK (1992).

medeniyet: uygarlık.

uygarlık: 1. Uygar olma durumu, medeniyet, medenilik. 2. Bir ülkenin, bir toplumun, maddî ve manevî varlıklarının, fikir, sanat çalışmalarıyla ilgili niteliklerinin tümü, medeniyet.

uygar: 1. Fikir, sanat ve endüstri alanlarında çok büyük bir gelişme göstermiş olan, medenileşmiş, medeni, mütemeddin. 2. (insan için) Kültürlü, eğitimli, görgü kurallarına uyan, medeni.

 

* Büyük Türkçe Sözlük, D. Mehmet Doğan (1996, 11. baskı)

medeniyet: 1. Bir topluluğun, hayat tarzı, bilgi seviyesi, sanat gücü, maddi ve manevi varlığı ile ilgili vasıfların bütünü. 2. Bir topluluğun bu bakımlardan ileri olması hâli. 3. Şehirlilik. 4. Batı, sömürgeci Batı, emperyalizm.

medeni: 1. Hayat tarzı, bilgi seviyesi bakımından yüksek durumda bulunan.  2. Şehir ya da kasabada oturan, şehrî, şehirli. 3. Kibar, edepli, terbiyeli, faziletli. 4. Göçebe veya vahşi olmayan, yerleşik.

 

* Misalli Büyük Türkçe Sözlük (Kubbealtı), İlhan Ayverdi (2005)

Medeniyet: Bir millet ve toplumun maddî, manevî varlığına âit üstün niteliklerden, değerlerden, fikir ve sanat hayâtındaki çalışmalardan ilim, teknik, sanâyi, ticaret vb. sâhalardaki nîmetlerden yararlanarak ulaştığı bolluk, rahatlık ve güvenlik içindeki hayat tarzı, yaşama biçimi, medenîlik, uygarlık.

Medeni: 1. Medeniyetin sağladığı imkanlardan yararlanan, medeniyetle ilgili, uygar mütemeddin (kimse). 2. Şehre ait, şehir halkından olan, şehirde olan şehirli (kimse) 3. mec. Görgülü, terbiyeli (kimse); kibar, nazik.

 

* Ötüken Türkçe Sözlük, Yaşar Çağbayır (2007)

Medeniyet: 1. Şehirde yaşama; kentli oluş; kentte yaşama biçimi. 2. Ekonomik, siyasal, toplumsal, düşünce, kültür ve sanat, bilim ve teknik bakımlarından ideal sayılan üst düzeyde yaşama durumu; ideal gelişmişlik; uygarlık. 3. Toplumların veya ülkelerin düşünce ve sanat hayatı ile maddî ve manevi varlığına özgü niteliklerin tümü; uygarlık. 4. Bilim ve tekniğin verilerinden en üst düzeyde yararlanabilme durumu. 5. Daha nazik, daha kibar olma durumu.

Medeni: 1. Şehirde yaşayan; kırsallıktan kurtulmuş; kentlileşmiş; şehirli; kentli; şehre ait; uygar. 2. Uygarlığın hayatı kolaylaştıran nimetlerinden yararlanan; uygar. 3. (Toplum ve kişi için) ideal uygarlık düzeyine uygun bir yaşama imkânına kavuşmuş olan; uygar. 4. Eğitim görmüş; terbiyeli; nazik; kibar. 5. Bir ülkeyle ilgili. 6. Medine şehrine ait olan; Medineli. 6. (Kur’an-ı Kerim’deki sureler için) Hz. Muhammet Medine’ye göçtükten sonra bu şehirde inenler.

***

MEDENİYET MİLLET DEVLET BİRLİK” KİTABINDA “MEDENİYET

Medeniyet, dinden doğan, milletle temsil edilen, millet ve devletle yaşatılan bütün dışavurumlar, kültürler, maddi ve manevi açılımlardır. İslam’da bu dört kavram arasında bütünlük vardır. İslam medeniyeti derken biz, İslam dini, milleti ve devletini de düşünürüz; İslam devleti derken, din, millet ve medeniyete hizmet eden üst düzey organizasyonu kastederiz. Hatta İslam (ya da İslamlar) dediğimizde bu kelimeyle biz İslam milletini de ifade ederiz. (s. 15)

Aslında bir tek uygarlık vardır. Dünyanın başından sonuna kadar olan bir tek din vardır. Kıyamete kadar bu uygarlık ve dini temsil edecek bir millet vardır. Bu uygarlık, din ve milletin devleti de vardır ve hepsinin adı da İSLAM’dır. Dünya medeniyeti, İslam medeniyetidir. İnsanoğluna bahşedilmiş bütün yetenek, imkân ve yardımların en geniş manadaki gerçekleştirimi demek olan medeniyet, ilk insanın yani Hz. Âdem’in gelişiyle başlamış ve devam etmiştir. Peygamberler yoluyla insanlığa hediye edilmiş, insan da bu hediyeyi geliştirmiş ve büyütmüştür. Maddi medeniyet için de bu böyledir. Tarımı, Hz. Âdem öğretmiştir insanlığa. Dikiş dikip yazı yazmayı Hz. İdris, gemiciliği Hz. Nuh, ekonomiyi ve arşivciliği Hz. Yusuf, millet oluşturma ve yönetmeyi Hz. Musa ve Harun, devleti ve hâkimiyeti Hz. Davud ve Süleyman, tıbbı ve insan haklarını Hz. İsa; medeniyetin bütün cepheleriyle birlikte anayasayı, hukuku, şehirciliği, eğitim ve öğretimi, din-devlet-millet-devlet kurumlarının uyumluluğunu yani tekâmülün son ve en büyük hamlesini de Hz. Muhammed aleyhimüsselam getirmişler ve insanlığa armağan etmişlerdir. Bütün İslam peygamberlerinin yoldan çıkmış toplumların uyarılması; vahşet, zorbalık ve zulmün kaldırılması; iyilik, doğruluk ve güzelliğin geliştirilmesi ve güzel ahlakın yerleştirilmesi yani manevi medeniyet için yaptıkları da elbette unutulmamalıdır.

İslam medeniyeti, dünya medeniyetinin son büyük atılımıdır. 1400 sene önce gelen din, peygamber ve kitap; dünya medeniyetini yenilemiş, düzeltmiş ve insanlığa Müslümanlar yoluyla yeni ruh, ivme ve güç vermiştir. Bütün dünya, 1400 seneden beri İslam’ın etkisiyle belirlenmiştir ve belirlenmeye de devam edecektir. (s. 12–13; Haydar Murad Hepsev, Medeniyet Millet Devlet Birlik, Yüce Devlet Dergisi ve Yay., İstanbul 2010)

 

/// Kürşad Yusuf ÇOŞKUN tarafından yapılan bu araştırma, YÜCE DEVLET DERGİSİ’nin 15 Aralık 2010 tarihli 7. sayısında yayınlanmıştır.

 

 

Etiketler: , , ,

Kategori: Medeniyet Yazıları | RSS 2.0 Both comments and pings are currently closed.

Yorum Yok

Comments are closed.