KUR’ANLA YÜKSELMEK

Oleh: Haydar Murad Hepsev
17 Ocak 2012

 

KUR’ANLA YÜKSELMEK

 

Bismihi Teâlâ

innallahe yerfa’u bihâza-l-kitabi akvâmen ve yeda’u bihi âharîn

“Allah (şu) Kur’ân’la bazı kavimleri yükseltir; bazılarını da alçaltır. (Müslim, Müsâfirîn 269)”

 

Âlemlerin efendisi Fahr-i kâinât (sallallahu aleyhi ve sellem), bu hadis-i şeriflerinde Asr-ı saadetten kıyamete kadar geçerli olan bir prensibe vurgu yapmıştır: Kur’ân’la amel eden kişi ve toplumları Allah yükseltir; onunla amel etmeyenleri ise alçaltır. Hadiste kastedilen yükselme ve alçalmayı hem zahiri hem de manevi anlamda anlamak mümkündür.

Bilindiği gibi İslâm’ın zuhurundan evvel Arabistan yarımadası, cehaletin kol gezdiği, güçlünün zayıfı ezdiği, kadınların bir meta’ gibi alınıp satıldığı vahşî bir topluluktan oluşmaktaydı. Bundan dolayı bu topluma “cahiliye” denmekteydi. Her yönüyle cahiliyenin zirvesini yaşayan bir toplum Hz. Peygamber aleyhissalatu vesselamın önderliğinde Kur’ân’la yoğruldu. Kur’ân’la amel etme sonucunda öyle bir noktaya geldiler ki insanlığın her noktada zirveye ulaştığı bir dönem yaşandı. O canavar ruhlu insanlar adeta bir melek misali oldular. Ve o döneme Asr-ı saadet dendi, yani “mutluluk çağı”. İnsanlığa her yönüyle örnek olacak bir çağ.

Kur’ân’ın düsturlarıyla hareket eden o güzide insanlar hem şahsiyet, hem de maddi güç olarak yüceldiler. Öyle ki çok kısa bir süre sonra yaşadıkları o güzellikleri diğer insanlara da ulaştırmak için harekete geçtiler. Harekete geçen elçilerden biri Kisra (İran) kapılarına dayandığında, Kisra âdeta şöyle söylüyordu: Siz, daha dün birbirlerini yiyen, baldırı çıplak ve zavallı insanlar iken, bugün ne oldu da buralara kadar geldiniz ve bizim gibi büyük devletlere meydan okuyorsunuz?

Bu sorunun cevabı elbette belliydi. İslam, o mübarek insanları, hem dünya hem de ahiret sultanı yapmıştır. Cenâb-ı Hakk, Kelâm-ı kadîmiyle hayatlarını tanzim edenleri, dünya da ahirette de yükseltmiştir.

Mübarek ecdadımız da Kur’ân’ın ilâhi prensipleriyle hareket ederek asırlarca insanlara adalet dağıtmıştır. Kur’ân’dan birazcık olsun uzaklaşmaya başladığında tökezlemeye başlamıştır. İşte bunu bilen düşmanları, öteden beri -özelde Osmanlı’yı, genelde Müslümanları- Kur’ân’dan uzaklaştırmak için birçok plan yapmışlardır. Bu plan hâlâ yürürlüktedir ve bu hain projeden kurtulmanın yolu da Kur’an’a yeniden sımsıkı sarılmaktır.

Kur’ân’ın istediği bir hayat yaşamayanlar dünya hayatında da ahirette de alaşağı olmaktan kurtulamazlar. Gerek fert gerekse toplum olarak kurtuluşumuz, Rabbü’l-âlemîn’in yüce çağrısına uymaktadır. Aksi halde nebevî ölçü hükmünü vermeye devam edecektir: “Allah, Kur’ânla amel edenleri yüceltir; Kur’ân’la amel etmeyenleri ise alçaltır.

 

/// Dr. Muhammed Ayhan’ın bu yazısı, Yüce Devlet Dergisi’nde (1 EYLÜL 2010, 6. sayı) yayınlanmıştır.

 

 

 

 

 

 

Etiketler: , ,

Kategori: Hadis Şerhi | RSS 2.0 Both comments and pings are currently closed.

Yorum Yok

Comments are closed.