İslâm İşbirliği Teşkilâtı Üzerine

Oleh: Haydar Murad Hepsev
08 Ağustos 2012

İSMİ VE AMBLEMİ DEĞİŞEN

İSLÂM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLÂTI ÜZERİNE


Eklemeddin İhsanoğlu’nun genel sekreter olduğu 2005 yılından itibaren yeni atılımlara başlayan İslâm Konferansı Teşkilatı, Kazakistan’da düzenlenen 38. Dışişleri Bakanları toplantısında 42 yıllık ismini değiştirdi ve İslâm İşbirliği Teşkilâtı oldu. Aynı zamanda amblemini de değiştirerek (Türkiye’den Raciha İpek Öke tarafından hazırlanan) sade ama etkileyici yeni bir simge kabul etti.

 

57 üyesiyle BM’den sonra dünyanın en büyük organizasyonu olan İslâm İşbirliği Teşkilâtı’nı kısaca bir hatırlayalım:

(O zamanki adıyla) İslâm Konferansı Teşkilâtı, 21 Ağustos 1969 tarihinde Mescid-i Aksâ’nın bir Yahudi tarafından yakılmasının ardından tepki göstermek için bir araya gelen İslâm ülkelerinin 25 Eylül 1969’da Fas Krallığı’nın başkenti olan Rabat’ta İslâm Konferansı Örgütü ismi ile kurduğu bir beynelminel kuruluştur. (Türkiye, İKT’ ye ancak 1976’da tam üye olmuştur.) İlk konferans tarihi olan Mart 1970′de yapısı belirlendi, genel sekreterliği ve idari genel merkezi kuruldu. Suudi Arabistan’ın başkenti Cidde, Kudüs kurtarılana kadar, İslâm İşbirliği Teşkilâtı’nın Genel Sekreterlik merkezi oldu.

İslâm İşbirliği Teşkilâtı’nın, resmi amaçları şunlardır: 1. İslâm Ülkeleri arasındaki yakınlığın ve işbirliğin artırılması, 2. Müslüman halkların çıkarlarını ve güvenliğini korumak ve mücadelelerini desteklemek, 3. Üye devletler arasında siyasal, ekonomik, kültürel, bilimsel ve sosyal işbirliğini arttırmak, 4. Müslümanlarca kutsal olarak kabul edilen yerlerin korunması, 5. Filistin halkının mücadelesini ve bağımsızlık haklarını desteklemek ve savunmak, 6. Her türlü sömürgeci yaklaşımın ortadan kaldırılmasını sağlamak (bkz. İİT’nin resmi internet sitesi: www.oic-oci.org).

İİT’nin en üst kurumu 3 yılda bir toplanan, Devlet Başkanları’nın katılımı ile gerçekleşen “İslâm Zirvesi”dir. İkinci derece kurumu, toplantısı her sene yapılan ve Dışişleri Bakanları’nın katıldığı İslâm Ülkeleri Dışişleri Bakanları Konferansı’dır. Üçüncü derecede ise İslâm Konferansı Genel Sekreterliği’dir. Genel Sekreterlik üst kurumların aldığı kararları işletir. Genel Sekreterlik makamında verilen hizmet 4 sene sürer. Halen Genel Sekreter olan Eklemeddîn İhsanoğlu seçimle görev başına gelen ilk Genel Sekreter’dir. Genel Sekreterlik’in resmî olarak kullandığı diller Arapça, İngilizce ve Fransızcadır.

İİT’ye bağlı şu komiteler vardır: Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (COMCEC-İSEDAK; bkz. www.comcec.org), Bilimsel ve Teknolojik İşbirliği Daimi Komitesi (COMSTECH; bkz. www.comstech.org), Enformasyon ve Kültürel İşler Daimi Komitesi (COMIAC), Daimi Mali Komite, Kudüs Komitesi, Ekonomik, Kültürel ve Sosyal Sorunlar İslami Komitesi.

İİT’ye bağlı yan kuruluşlar şunlardır: İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi (SESRIC, merkezi: Ankara; bkz. www.sesrtcic.org); İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA, merkezi: İstanbul; bkz. www.ircica.org); İslam Ticareti Geliştirme Merkezi (ICDT, merkezi: Kazablanka; bkz. www.icdt-oic.org); İslam Teknoloji Üniversitesi (IUT, merkezi: Dakka; bkz. www.iutoic-dhaka.edu); İslam Fıkıh Akademisi (IIFA, merkezi: Cidde; bkz. www.fiqhacademy.org); İslam Dayanışma Fonu (ISF, merkezi: Cidde; bkz. www.isf-fsi.org).

İİT’ye bağlı uzmanlık kuruluşları şunlardır: İslam Kalkınma Bankası (IDB, merkezi: Cidde; bkz. www.isdb.org); İslam Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (ISESCO, merkezi: Rabat; bkz. www.isesco.org.ma); Uluslararası İslam Haber Ajansı (IINA, merkezi: Cidde; bkz. www.islamicnews.org.sa); İslam Ülkeleri Yayın Örgütü (ISBO, merkezi: Cidde¸ bkz. www.isboo.org).

İİT’ye bağlı diğer kuruluşlar şunlardır: İslam Başkentleri ve Şehirleri Örgütü (OICC, merkezi: Cidde; bkz. www.oicc.org); Uluslararası İslam Hilal Komitesi (ICIC, merkezi: Bingazi); İslam Konferansı Diyalog ve İşbirliği Gençlik Forumu (ICYFDC, merkezi: İstanbul; bkz. www.icyf.com); İslam Gemi Sahipleri Birliği (OISA, merkezi: Cidde; bkz. www.oisaonline.com); İslam Ticaret ve Sanayi Odası (ICCI, merkezi: Karaçi; bkz. www.icci-oic.org); İslami Bankalar ve Finans Kurumları Genel Birliği (GCIBFI; bkz. www.cibafi.org); İslam Ülkeleri Müteahhitler Birliği (FOCIC, merkezi: Fas); İslami Dayanışma Spor Federasyonu (ISSF, merkezi: Riyad); Uluslararası Arap-İslam Okulları Federasyonu (WFAIIS, merkezi: Cidde; bkz. www.wfais.org); İslam Dünyası Bilim Akademileri (IAS, merkezi: Ürdün, bkz. www.ias-worldwide.org); Uluslararası Müslüman İzciler Birliği (IUMS, merkezi: Cidde); İslam Ülkeleri Müşavirler Federasyonu (FCIC, merkezi: İstanbul; bkz. www.fcic-org.com); Bilgisayar Acil Müdahale Ekibi (OIC-CERT, merkezi: Malezya).

İstanbul İslam Konferansı Örgütü tarafından Nijer (Nijer İslam Üniversitesi; bkz. www.universite-say.ne), Uganda (Uganda İslam Üniversitesi; bkz. www.iuiu.ac.ug), Malezya ve Bangladeş’te kurulan veya örgüt tarafından finanse edilen 4 adet İslam Üniversitesi bulunmaktadır.

/// Abdurrahman Hacımelek tarafından araştırılıp hazırlanan bu yazı; Yüce Devlet Dergisi’nde (10. Sayı, 5 Aralık 2011) yayınlanmıştır.

____________________________

Yüce Devlet’in İİT Hakkındaki Önerileri

1. İslam ülkelerinin en büyük organizasyonu, İslam İşbirliği Teşkilatı’dır. Kuruluş amaçlarından birisi Filistin’dir ama şimdiye kadar Filistin’le ilgili bir başarısı yoktur. 1969’dan bu yana işgal edilen İslam ülkeleri  ile ilgili ciddi girişimlerde bulunmamıştır. Birleşmiş Milletler’de (BM), 5 devletin (ABD, İngiltere, Fransa, Rusya, Çin) veto hakkı vardır ve hiçbir İslam devletinin veto hakkı yoktur. İİT, ya kendi üzerine ya da büyük ve etkin bir üyesine bu hakkı almak için mutlaka ve muhakkak çaba göstermelidir.

2. İİT’nin başarılı olamamasının en önemli sebebi, liderinin bulunmamasıdır. (BM’nin lideri ABD’dir, onun için tıkır tıkır çalışmaktadır. Önemli kararlarda ABD, veto hakkına sahip ülkeleri de yanına alır ve istediğini elde eder.) İçinden güçlü bir lider çıkaramadığı için ya da bir liderlik organizasyonu kuramadığı için (yani mesela BM’de olduğu gibi bir güvenlik konseyi olmadığı için) İslam ülkeleriyle ilgili önemli çözümler üretememektedir. Onun için etkin İslam devletlerinin (Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan, İran, Pakistan, Malezya, Endonezya) veto yetkisine sahip olduğu yeni bir karar mekanizması ve yeni bir işleyiş tarzına kavuşmalıdır.

3. Ekim 2003’te o zaman Dışişleri Bakanı olan A. Gül, Malezya’daki İİT toplantısında, Irak’ın ABD tarafından işgalinden önce “Seyret, bak-gör politikasıyla bir yere varılmıyor. Gelin, İslam Barış Gücü oluşturalım” demişti. Lakin o zamandan bu yana bu konuda herhangi bir adım atılmadı. Çekirdeği, veto yetkisine sahip İslam ülkelerinden oluşacak İslam Barış Gücü bir an önce kurulmalı ve İslam ülkeleri arasındaki problemlere müdahil olmalıdır. İİT’nin gayesi mademki “Müslüman halkların çıkarlarını ve güvenliğini korumak ve mücadelelerini desteklemek ve her türlü sömürgeci yaklaşımın ortadan kaldırılmasını sağlamak”tır, o halde İslam Barış Gücü elzemdir, ehemmdir ve bir an önce hayata geçirilmelidir.

4. İslam ülkelerinden birinde meydana gelen işgal, deprem, tsunami, sel, açlık gibi afetlerde İİT acil olarak toplanmalı, başka ülkelerden önce, bu ülkelere yardım etmelidir. (Dünya ülkelerinin herhangi birinde böyle bir afet meydana gelmesi durumunda da aynı duyarlılığı göstermelidir.)

5. Genel Sekreterlik’in resmî olarak kullandığı diller arasına Farsça ve Türkçe de eklenmelidir.

6. Suudi Arabistan’ın başkenti Cidde, Kudüs kurtarılana kadar, İslâm İşbirliği Teşkilâtı’nın Genel Sekreterlik merkezi olmuştu. Lakin Cidde, dünya merkezinden uzaktır; büyük bir metropol değildir. İİT’nin merkezini Kahire ya da İstanbul’a almak çok daha doğru olacak, teşkilatın etkinliğini arttıracaktır.

7. a) Uluslar arası alanda etkinliği artan Türkiye’nin, bu teşkilatta ikinci derecede rol alması kabul edilemez. Teşkilatın sadece dört merkezi Türkiye’dedir, bu teşkilatların sayısını arttırıp merkezlerini memleketimize almak, dışişlerimizin öncelikli amaçlarından olmalıdır.

b) Merkezleri Türkiye’de olan “İslam Tarihi, Sanatı ve Kültürünü Araştırma Merkezi (IRCICA), İslâm Ülkeleri İçin İstatistiksel, Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar ve Eğitim Merkezi (SESRTCIC), İslam Konferansı Diyalog ve İşbirliği Gençlik Forumu (ICYF-DC), İslam Ülkeleri Müşavirler Federasyonu (FCIC)” etkinliklerinin arttırılmasına ve daha iyi tanınmasına çalışılmalıdır (IRCICA hariç diğerlerinin siteleri Türkçe değildir, bir an önce bu sitelerin Türkçeleri de kurulmalıdır.) Bu teşekküllerin çalışmalarının daha iyi tanınması için, aydınlar ve medyamıza da iş düşmektedir.   

____________________________

Etiketler: , , , ,

Kategori: İslam Birliği Yazıları | RSS 2.0 Both comments and pings are currently closed.

Yorum Yok

Comments are closed.