HEM OKUDUM HEM YAZDIM

Oleh: Haydar Murad Hepsev
17 Şubat 2012

 

HEM OKUDUM HEM YAZDIM

 

Ülkemizin hatta dünyanın en iyi hattatlarından olan Davud BEKTAŞ’ın bu yazısında,
Hem okudum hemî yazdım
Yalan dünya senden bezdim”* mısraları var; sol orta tarafa da Nesih hattıyla “Beyân-ı hâl-i pür-melâlimdir” ibaresi yerleştirilmiş; bugünkü Türkçeyle aşağı yukarı şu manaya geliyor: “Hüzünle dolu halimi beyan eder.”

“Hâl-i pür-melâl” okuyup yazanların yani bütün sanatkârların ortak kaderi galiba. Hattat tabii ki okuyacak ve yazacak, işi bu; ama neden böyle şikâyet ediyor? Sebebi acaba şu mudur:

Zaten hassas bir mizaç, bunun üzerine okudukça yazdıkça ürettikçe artan hassasiyet ve böylece neredeyse nemden rutubet kapan bir gönül; diğer tarafta da sanat ve sanatkârdan, onların halinden ve melalinden anlamayan insanlar.

Lakin sanatkârlar böyle bazen kendilerinden şikâyet etseler de “melali anlamayan nesle âşina” olmazlar. Başka türlü yapamazlar ve kendileri gibi yaşamaya devam ederler. Melal onların yakın arkadaşı ve eserlerinin kaynaklarından biridir.

Daha ileri yorumları okuyucularımıza bırakalım ve bu dâhi hattatımızı kısaca tanıyalım: 1963 yılında Adana’nın Eke İlçesine bağlı Akoluk Köyü’nde doğan Davud Bektaş; ilkokulu köyünde, orta ve liseyi Adana İmam Hatip Lisesi’nde tamamlar. 1992′de İstanbul Hukuk Fakültesi’nden mezun olur (hat sevdasından ötürü bu mezuniyet, 10 seneyi alır, tabii ki. Böyle sanatkârların Hukuk’ta ne işi var diyeceğim hukukçular da alınacaklar; çünkü ne kendisiyle övünebilecekler ne de onun gibi olabilecekler…)

Lise yıllarında Hüsn-i Hat sanatını tanır, sever ve öğrenmeye karar verir. Merhum Hattat Yusuf Ergün (Erzincani)‘den kısa bir süre Sülüs ve 1982′den itibaren de Hattat Hasan Çelebi‘den Sülüs, Nesih ve Rik’a meşk ederek 1994′de icazet alır. Eski üstadların özellikle de Sami Efendi ve Hamid Aytaç Bey’in eserlerini inceleyerek kendini geliştirir. Ayrıca 2002′den itibaren rahmetli Prof. Dr. Ali Alparslan‘dan Ta’lik ve Divani meşk etmiştir. Yurt içinde ve yurt dışında birçok sergiye katılmıştır. Çeşitli koleksiyonlarda eserleri mevcuttur. Sanatçı, halen kendini adadığı sanatını icra etmekte ve talebe yetiştirmektedir.

Aldığı Ödüllerin Bazıları: İslam Konferansı Teşkilatı’na bağlı IRCICA‘nın düzenlediği Milletlerarası Hat yarışmalarında 1986′da Celi Sülüste birincilik, 1993′de Sülüste birincilik; 1997′de Tahran’da yapılan 1. İslam Âlemi Hat Festivali’nde birincilik elde eden dâhi sanatkârımız, 2006′da Birleşik Arap Emirlikleri’nde Şarja’da ikincisi düzenlenen “Uluslararası Arap Hat Sanatı” sergisinde de katıldığı levhayla ödül almaya hak kazanmıştır.

*Bu nefis Celî Sülüs hat şaheseri h. 1415 (m. 1994) tarihlidir.

 

/// Haydar Hepsev’in bu yazısı, Yüce Devlet Dergisi’nde (15 Temmuz 2011 tarihli 9. sayı) yayınlanmıştır.

Etiketler: , , , ,

Kategori: Hüsn-i Hatt / Tezhib | RSS 2.0 Both comments and pings are currently closed.

Yorum Yok

Comments are closed.