CEMİL MERİÇ ÜSTAD’IN DÖRT SEMİNERİNDEN NOTLAR

Oleh: Haydar Murad Hepsev
24 Ocak 2012

 

CEMİL MERİÇ ÜSTAD’IN DÖRT SEMİNERİNDEN NOTLAR

 

1. GENÇLİK MESELELERİ*

Kültür emperyalizmi olmaz. Kültür manasız, muhtevasız, piç bir kelimedir. Bukalemun kelime; kaypak, melun bir kelime. Emperyalizm bu kelimeden başlıyor. İrfanla, emperyalizm mezcedemez. Kültürün 182 manası var; manası eğer irfan ise emperyalizmi olmaz. Batılılaşmanın yeni bir kulpudur. Batı modalarını, zaaflarını, kokuşmuşluklarını bize aktarmak için; bizi kültürsüzlüğümüze inandırmak için bunu icat etmiştir. Bunun için irfanımıza sığınmalıyız. Kültürlü bir ülkede, aşılanmak istenen başka kültür derhal yok edilir. Kültür ile emperyalizm izdivaç etmez. İrfan zerk edilemez, karşı irfanın taarruzuna uğramaz. İrfan ayırmaz, birleştirir; kendini tanımakla başlar. Kültür emperyalizmi var demek, “kültürümüz yoktur” demeye gelir. Dünyanın en büyük irfanına sahip olan bir ülkede kültür emperyalizmi olmaz.

Bu gençlik irfansız yetiştiği için Batının her türlü hastalığına açıktır. Eğer biz dinimizi, edebiyatımızı, irfanımızı bilseydik böyle olmazdı. Evvela kendi düşüncemizi bilmemiz lazımdır. Her şeyi bilmek mecburiyetindeyiz. Bugünkü gençliğin kendi değerlerini bilmesi lazımdır. Gençlik meselesi diye bir şey yoktur. Kafası boş bırakılan, irfansız yetişen bir gençlik vardır; bunların kabahatlisi kendisi değildir. Eğitim metodundan ileri geliyor. Batının oyuncağı olan birtakım insanların uzun zamandan beri uyguladıkları metottan (aslında metotsuzluktan) dolayı gençlerimiz böyle olmuştur.

Mutlaka anlaşmak, mutlaka toleransla hareket etmek zorundayız. Büyük işler bizi beklemektedir. Bunun başında hiddetlenmemek gelir. Münakaşa kabul etmez tek hakikat: vahiy. Ancak beşerin koyduğu hakikatler tartışılabilir, yanlışlığı olabilir. Türk gençliğinin en büyük meselesi en büyük meselesi hakikatin kendi inhisarında olduğunu zannetmesidir. Evvela kendimizi sevmeye alışalım.

İrfan boşluğu kelimelerden başlıyor. Münakaşa, aynı heykeli yapmaya çalışan birden fazla kişi demektir. Samimi olarak, nefsaniyetten uzak her tartışma, barika-i hakikati tecelli ettirir. Münakaşada ilk vasıf enaniyetten uzak olmaktır. Türkiye’de bir münakaşa, bir anlaşma zemini kurulamamıştır. Haklı bağırmaz, haksız bağırır; haklı feragat etmek zorundadır. Bu memlekette hain yoktur, gafil vardır. Bu ülkenin insanı kötü olamaz. Ne kadar severseniz, sizi o kadar severler. İslam ikna demektir, kucağını açmaktır. İslam’ın İslam’dan başka davası yoktur.

Büyük eksiğimiz irfanı bilmeyişimizdir. Uzun bir zaman çölde yaşadık. Fakat şimdi büsbütün imkânsızlık içinde değiliz. Bir İslam (müslüman) numune-i imtisal olmak mecburiyetindedir. Bir müminin bir kâfire karşı tek hissi olabilir: acımak.

İslam harflerini bilmek mecburiyetindeyiz. Herkese hitap edeceğiz; herkese kendi anlayışına göre telkin edeceğiz. Mümin olmayan reşit olamaz. Düşman, düşman olduğunu zannedendir. Ya mezar bozucusu ya da yapıcısı, biz gençler olacağız. Avrupa, kuzey, güney, her yer düşmandır. Yol ağzındayız, ya öleceğiz ya yaşayacağız. Birbirimizi sevmeliyiz. Eğer bunu yapmazsak ölüme istihkak kesbederiz. Medeniyetler öldürülemez, intihar eder. İslami hakikatler değişmez. Dünyevi meselelerde, daima tartışmalıdır. Hakikat hiç kimsenin inhisarında değildir. Velayet mertebesine ulaşmayan hiçbir kimse yanılmadığını iddia edemez. İnsan, kasir-il-basardır.

Sloganın İslamiyet’le, Türklükle alakası yoktur. Üç kelimelik düşünmedir, tefekkürsüzlüktür. Tefekkürün cendereye sıkışmasıdır. Düşünce, slogan olduğu müddetçe dinamittir. Dünyada hakikate en büyük ihanet, onu üç kelimeye hapsetmektir. Slogan, Molotof kokteylin yerini tutar. Memleketi tımarhaneye uğratan slogandır. Slogan acz ifadesidir. Sloganla hiçbir mesele halledilemez. Slogan hakikatin katlidir. Slogan, şahsiyetsizliğin ifadesidir. Bir iş yapamayan kimsenin sözüdür. Mutlak suretle sloganlara son vermeliyiz. Slogan küfürdür, küfürle işe başlanmaz.

Batının silahı daima kahpecedir. “Gaye vasıtaları meşru kılar”; bu söz Batının sonradan ne yapabileceğinin remzidir.

Birinci büyük felaket yeniçeri ordusunun yok edilmesidir; bundan sonra büyük yaralar açıldı. İkinci büyük felaket 1928’de harflerimizin yok edilmesidir. Bu hadiseler başka milletlerde yoktur. İnsan bir tarihtir; tarihi yapan insan kafasıdır; insan kafasıyla oynamak son derece tehlikelidir. 1928’de kimse okuma yazma bilmez hale geldi. Osmanlı, Avrupa’nın irfanına ve iktisadiyatına dokunmamıştır.

Biz kendimizi tanımadan Batıyı tanımakla işe başladık. Kendimizi tanımadığımız gibi Batıyı da Doğuyu da tanımamaktayız.

* Cemil Meriç Üstad’ın bu seminerine ait (bir fotokopisi kızı Ümit Meriç Hanımefendi’ye Kasım 2008’de takdim edilmiş olan) notlar Haydar Hepsev’in arşivindedir, ilk defa yücedevlet.com’da yayınlanmaktadır. Bazı cümlelerin yeri düşünce akışına göre değiştirilmiştir.

1980 darbesinden bir buçuk sene kadar önce yapılan uyarıların ne kadar önemli olduğu bugün daha net anlaşılıyor; üstada iyice kulak verilse ve uyulsaydı o müessif darbe olmazdı diye düşünmekten kendini alamıyor insan. Ne yazık ki Üstad, o dönemde pek tanınmıyordu, bazı seminerlerine sadece beş on kişi katılırdı. Seminerdeki mesajlar bugün de geçerli; umarız ki günümüz gençliği bu çağrı ve öğütlere kulak verir. Bu yazıyı buraya almaktaki en büyük hedefimiz de budur, bir hizmete vesile olabilirsek kendimizi mesut addedeceğiz.

 

2. Cemil Meriç Üstad’ın bu konuşması, Milli Türk Talebe Birliği GENÇLİK BÜLTENİ’nde (3 Mayıs 1979, 3. sayı, s.8–9) şu satırlarla haber yapılmış: “2. dönemin ikinci dersinde günümüz düşünce adamlarından Cemil Meriç “Gençlik Meseleleri” isimli seminerinde bir başlangıç konuşması yaptıktan sonra suallere cevap vermiştir. Cemil Meriç dersinde, gençliğin kendi öz irfanından mahrum yetiştiği için batının her türlü hastalığına açık olduğunu ve nedenle batının oyuncağı haline geldiğini belirtmiştir. Cemil Meriç münakaşa kabul etmez tek hakikatin vahiy olduğunu, buna dayanarak müslüman gençlerin diğer kişileri ve grupları İslam’a çağırması, davet etmesi gerektiğini anlatmıştır. Daha sonra slogandan bahseden Cemil Meriç; bu kelimenin İslamiyet’le hiç alakası olmadığını, tefekkürün sloganda cendereye sıkıştığını, sloganın ilkelin bağrışması olduğunu, hakikate hıyanet olduğunu, aczin ifadesi olduğunu, sloganın küfür olduğunu ve küfürle iş yapılamayacağını ifade etmiştir. Daha sonra tarihimizde iki büyük felaket bulunduğunu, bu felaketlerin de yeniçeri ordusunun ortadan kaldırılması ve harf inkılâbı olduğunu anlatan Cemil Meriç, bu felaketlerin bizim içtimai, iktisadi ve siyasi hayatımızı yok ettiğini, bizi bugünkü vaziyetimize getirdiğini anlatmıştır. Bizim kendimizi tanımamızın ve bilmemizin en önce yapılması gereken iş olduğunu anlatan Cemil Meriç, dersinde bunları yaptıktan sonra diğer işlere girişmemiz gerektiğini anlatmıştır.”

Cemil Meriç Üstad, MTTB’de iki konuşma daha yapmış ve bunlar Gençlik Bülteni’nde yer almıştır. (Biz bu etkinliklere katılmamıştık ve bunlar Üstad’la ilgili yayınlarda da yer almıyor.) Üstad’ın kronolojisine bir katkı olur diye buraya almakta yarar görüyoruz:

 

3.  Milli Türk Talebe Birliği GENÇLİK BÜLTENİ’nde 10. sayısında (15 Ocak 1979, s.5) şu haber yer alıyor: “ 21 Aralık 1979 Cuma günü yapılan derste ise mütefekkir Cemil Meriç “Kültür Emperyalizmi”ni anlatmış, milli kültürümüze vurulan darbeleri, batıdan ithal edilen kendi öz benliğimize aykırı düşünce sistemleri ile içine düşürüldüğümüz çıkmazları dile getirmiştir. Dilimizde bazı kelime ve deyimlerin tamamen yanlış kullanıldığını, aydın geçinen bazı kişilerin ve kuruluşların fahiş hatalar yaptıklarını belirtmiştir. Milli ve manevi değerlerimize bağlı olarak kendimizi yetiştirmemiz gerektiğini, bütün ümitlerin yeni yetişen nesillerde olduğunu, onun için de, bu gençlik üzerinde çeşitli entrikalar döndürüldüğünü anlatmıştır.

KÜLTÜR EMPERYALİZMİ

Hakikatte kültür emperyalizmi olamaz. Kültür ışıktır, kültür insanları birbirine yakıştırır, yaklaştırır, birbiriyle kaynaştırır. Kültürün olduğu yerde emperyalizm olmaz. Fakat kültür nedir? Kültür son derece kaypak bir kelime. Bu konuda kitap yazan iki sosyolog 182 manasını bulmuştur kültürün. Balıkçılıktan mikrop üretmeye kadar, jimnastik yapmaya kadar her şey kültür.

Batının bütün kelimeleri gibi mahiyeti meçhul, şüpheli bir kelime. Emperyalizm de öyle. Emperyalizm de tarifi doğru olarak yapılamayan, insanın elinden kaçan seyyar, kaypak, hain bir kelime. Emperyalizmin üzerinde ittifaka varılan manası; bir ülkenin diğer ülkeleri iktisat yolundan siyasi tahakküm altına alışı olarak tarif ediliyor. Tabii politik alandan yapılan emperyalizm var, askeri yoldan yapılan emperyalizm var, iktisadi yoldan yapılan emperyalizm var, siyasi yoldan yapılan emperyalizm var. Fakat gaye bir ülkeyi sömürmek, bütün üretim gücünü kendine mal etmek ve bu yoldan siyasi hürriyetini de elinden almaktır. Halbuki kültür emperyalizmi deyince kültür gibi mukaddes ve güzel bir kelimeyi, olması gereken kelimeyi emperyalizm gibi son derece hain, son derece sinsi, son derece canavar bir kelime ile birleştirmiş oluyoruz ki; gayrimeşru bir izdivaçtır bu. Ve zaten batıda fazla kullanılan bir kelime, bir terkip değildir, kültür emperyalizmi. Bize kelimeyi sol soktu, sağ da kabul etti. Sağ pasiftir, sol atmaca gibidir. Her türlü denaeti ve şenaati o getirir.”

 

4.  Milli Türk Talebe Birliği GENÇLİK BÜLTENİ’nde 12. sayısında (17 Nisan 1980, s.4) şu haber yer alıyor: “Cemil Meriç Hocamız da (M.T.T.B. Sosyal İlimler Enstitüsü’nün 1979-1980 öğretim yılı 2. yarıyılı derslerinin birincisi olan dersinde) “Hümanizm” mevzuunu işlemiştir. Hümanizmin tarihi tekâmülünü anlatan Cemil Meriç batının bütün kelimeleri gibi bunun da kaypak, mahiyeti meçhul olduğunu söylemiştir. Kelimenin mukallid aydınlarımız tarafından da yanlış kullanıldığını belirterek kendi gerçeğimizi kendi kelimelerimizle ifade etmemizin lazım geldiğini de söylemiştir. (29 Şubat 1980)”

 

///  “CEMİL MERİÇ ÜSTADIN BİR SEMİNERİNDEN NOTLAR” başlıklı bu yazı, 29 Aralık 2008’de yucedevlet.com’a eklenmiş, (Aralık 2011′de sitemiz yeniden yapılandırılmadan önce) 1490 kere okunmuş; Yüce Devlet Dergisi’nde ( 15 Kasım 2009, 3. Sayı) yayınlanmıştır.

 

Etiketler: , , , ,

Kategori: Üstadlarımız | RSS 2.0 Both comments and pings are currently closed.

Yorum Yok

Comments are closed.