BÜNYAMİN DOĞRUER’İN ŞİİRLERİ

Oleh: Haydar Murad Hepsev
03 Ağustos 2012

BÜNYAMİN DOĞRUER’İN ŞİİRLERİ

GECENİN KIYISINDA

Akşam siyahlara bürünür yeryüzü
Gömüldükçe derine
Maveranın kapısını açar bana gökyüzü

Bu şehir taş, insanlar taş
Dağılır ruhum bin elemle yavaş yavaş

Tedirginim, şaşkınım, endişeliyim
Artık hüzünle biten düşler görmeliyim

Beni ele veriyor sesimi dağıtan rüzgar
Kaynayan kalbime ne zaman yağacak kar

Yıldızlar ağıtta, şakaklarımda deniz kabarıyor
Kan sızan topraklarda gün ağarıyor

Üşüyen mevsimlerde dilimde öksüz cümleler
Suyun kalbini kırıp, elime baldıran zehri verdiler

Bir gün gelecek zaman konuşacak, toprak konuşacak
Yokluğa mahkûm olan başlar, vuracak taş arayacak

/// Bu şiir, Yüce Devlet Dergisi’nin 9. Sayısında (15 Temmuz 2011) yayınlanmıştır.

KAYGI

yok oldu gül renkleri
kaybettiğimiz güneşin izi yok yağmurda
üşüyen çocukları alıyorum kucağıma
müthiş bir öfkedir bende dünyanın yarası
hangi yöne gidiyor insanlar sahipsiz kervanlarla
sarhoş seslerden kalma

ey ölüm meleği
kim bekler seni
hani beyaz güller
ışıyan bir tebessümle toprağa düşen

siyah bir boşluğa yürüyor
kirlenen insan
kopan kıyametler diriltmiyor
sahte tanrılar kan/ter içinde
cehennnemler üretiyor

şehrin damarlarına oturmuş şehvet tapınakları
bir hippi durup çoğaltıyor gözlerini beyaza
alıp kaçıyor köşe başından
gövdesi üstünde bir bulut gibi
gecenin geç saatlerinde kanı çürüyor
yeryüzü karanlık bir fotoğrafa duruyor
insan olmak kaygısı sarıyor bedenimi

çürüyen ruhuyla
ağa takılan ölümü incelten insan gözleri
karanlık bir aynaya bakarken
ihanet eden akrebin yürüyüşüne ekleniyor hayat
anlamsızlığı içip kendini zehirliyor
sonunda hayat aslına kavuşuyor…

/// Bu şiir, Yüce Devlet Dergisi’nin 10. Sayısında (5 Aralık 2011) yayınlanmıştır.

DERİN ÖLÜM

Ölümle iç içe
Ölümle dostum
Ruhum hep ümit içinde
Rabbimin buyruğunu bekliyorum

Bir kartal gibi süzülür gelir
Hayaller siyahlaşır, perde kapanır
Dilimde tükenir kelimeler bir bir
Gözlerimi kapatınca ruhum kanatlanır

Ne anne kalır ne baba ne sevgili
Tutamam artık hiçbir dost eli
Böyle ansızın açar ölüm çiçeği
Çünkü mühlet o vakit bitmişti

Dünya bir varmış bir yokmuş
Kendi masalımı yaşadım hüzün içinde
Dünya bahçesi ateş yapraklarıyla doluymuş
Her gün defalarca ölmüştüm ölmeden önce

Varlık eridi gitti gözümde
Ölüm açılan bir penceredir istikbale
Avuçlarım yanmıştı yaşamak ateşinde
Dilimde kaldı ahlarım küf kokan şehirlerde

Nihayet insanoğlu yalnız ölür
Mazide kalır kırık dökük hatıralar
Ruh bedenden yavaş yavaş sökülür
Ölüm ki o an kıyametim kopar

Ölüm hayatın akan bir çizgisidir
Öteleri görmek için yırtılan perdedir
Ölüm ve ötesine inandım, ikrar getirdim
Öyle ki ölüme hep tebessüm ettim

Ruhuma düşlerini bıraktın ey derin ölüm
Tohumdur yâre kavuşmanın hazzıdır ölüm

/// Bu şiir, Yüce Devlet Dergisi’nin 11. Sayısında (1 Haziran 2012) yayınlanmıştır.

Bünyamin Doğruer Hakkında:

1962 yılında Yozgat, Boğazlıyan kasabası, Devecipınar köyünde dünyaya gelmiş; ilkokul üçüncü sınıfa kadar köyünde okumuş, Kayseri’de ilk ve orta öğrenimini tamamlamıştır. Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni 1984’te bitiren Bünyamin Doğruer, halen eğitimci olarak çalışmaktadır.

Yayınlanmış eserleri şunlardır: (Şiir) Vurulduğum Yerde, Ayrılık Güvercinleri, Ölümden Başka Silahım Yok, İbrahim Olmak, Sürgün Gözler, Zindan Mektupları, İşkence Tarlası ve Direniş Çiçekleri, Biz Olmasak Cellatlar Aç mı Kalırdı; (Şiir Albümü-Sesli) Ben Hazırım Reis (kendi sesinden, Adım Prodüksiyon); (Deneme) İnsanlığın Buhranı, Avutulmuş Acılar.

İleti adresi şudur: bunyamin-yazar@hotmail.com

Etiketler: , ,

Kategori: Şiirler | RSS 2.0 Both comments and pings are currently closed.

Yorum Yok

Comments are closed.