BİZDE ve BATIDA DEVLET, SİYASETTE AHLAK ve MEŞRUİYET ÜZERİNE

Oleh: Haydar Murad Hepsev
05 Mart 2012

 

BİZDE ve BATIDA DEVLET, SİYASETTE AHLAK ve MEŞRUİYET ÜZERİNE

 

İki tam yüzyıldır bu ülkede bir mücadele yaşanıyor. Kimi dönemler iyice kızışmasına, zaman zaman da bir tarafın büyük başarı elde etmesine rağmen bu mücadele henüz kesin sonuç kazanmamıştır. Bin yıldır bu coğrafyaya hâkim olmuş ve kök salmış olan düşünce ve yaşantı ile iki yüzyıldır ikame edilmeye çalışılan dünya görüşü arasındaki çatışmanın neticesi belki daha zaman alacaktır. Çok yönlü, çok boyutlu fakat bir o kadar belirsiz ve tutarsız olan bu mücadelenin şimdilik safları da iyice ayrışmamıştır. Çünkü toplumda bu mücadeleye ilişkin niyet ve talep, iyice belirginleşmemiştir. Şimdilik alt seviyede ve alt şuurda süregelen bu çekişmenin ancak olağanüstü dönemlerde daha belirli bir hal aldığını söyleyebiliriz.

Çekişme, çatışma ve mücadele her sahada ve her yörede devam etmekledir. Teoride ve pratikte; düşünce, bilim, sanat ve edebiyatta; kültür ve medeniyette; ekonomi, sermaye ve işletmecilikte; basın, yayın ve medyada, bürokrasi, siyaset, askeriye ve hariciyede bu büyük çekişmenin izlerini görmek mümkündür. Çok genel anlamıyla sağ-sol denilen bu zıtlaşmaya yerlileşme-yabancılaşma, gelenek-modernlik, dindarlık-laiklik, muhafazakârlık–ilericilik gibi değişik tanımlar getirilebilirse de, İslâm-Batı mücadelesi demek daha doğru olacaktır. Çünkü bütün dış görünüm ve tavırların altında bu vardır. Ne kadar kafa karıştırmaya yönelik değişik tanımlar yapılırsa yapılsın, esas karşıtlık İslâm ve Batı arasındadır.

Her alana yayılmış olan bu mücadelenin belirleyici neticesi iktidar, siyaset ve devlet yoluyla olacaktır. Lakin önce ruh planında kazanım olmadan sıcak sonucu beklememek lazımdır. Önce bilim, düşünce ve entelektüel alanda muvaffakiyet kazanmadan gerçek güce ulaşmayı beklememek gerekir. Yalnız bir yön ve alanın kurtarıcı olabileceğini reddederek bütüncü bir anlayışla hareket etmeden kalıcı bir neticeye ulaşılamayacağı da muhakkaktır. Tempoyu hiç düşürmeden ve her zaman ve mekânda, her halükarda, her türlü şartta, idbarda ve ikbalde, mücadele ve mücadeleyi devam ettirmeden sonuç beklemek ise ham hayalden başka bir şey değildir. Dışımızdakilerin ifsat ve fitnelerine azami dikkat gösterip, her an ve zamanda muhasebe ve murakabeyi baş ilke kabul ederek hareket etmek bizim için elzemdir. Bu niyet ve düşünceyle yönetim ve siyasetin temel ilkeleri hakkında bazı görüşlerimizi belirtmek istiyoruz.

Örnekler ve Kaynaklar

(Yazının devamı Haydar Murad HEPSEV’in Medeniyet Millet Devlet Birlik (Yüce Devlet Dergisi ve Yayınevi, İstanbul, Kasım 2010) kitabındadır.)

 

Etiketler: , , , ,

Kategori: Fikir Yazıları | RSS 2.0 Both comments and pings are currently closed.

Yorum Yok

Comments are closed.