ABDÜLKADİR ES-SUFİ (IAN DALLAS)

Oleh: Haydar Murad Hepsev
02 Nisan 2012

 

ABDÜLKADİR ES-SUFİ (IAN DALLAS) *

 

1930 yılında İskoçya’da doğan Abdülkadir Es-Sufi (Ian Dallas) Şazeliyye tarikatı (Darkaviyye kolu) şeyhi ve Dünya Murabıtun Hareketi kurucusudur; İslam, tasavvuf ve siyaset teorisi üzerine birçok kitabın yazarıdır. 1967’de İslam’ı kabul etmeden önce oyun yazarı ve aktördü.

İhtidasından beri İslam’ı tebliğ etmektedir ve dünyanın birçok ülkesinde öğrencileri vardır. Yazma faaliyetlerine devam eden Es-Sufi’nin güncel olaylar hakkında ve dünyanın farklı yerlerindeki Müslümanları etkileyen konular hakkındaki yorumları web sitesinde yayınlanmaktadır (www.shaykhabdalqadir.com ). Kendileri, hâlihazırda zikir ve İslami ilimler üzerine eğitim verdiği Güney Afrika’da Cape Town’da ikamet etmektedir.

 

Gençlik Yılları

Ian Dallas 1930 yılında kökeni 1279 yılına uzanan Highland’li bir ailenin ferdi olarak doğdu. Ayr Akademisi, Kraliyet Dramatik Sanatlar Akademisi (K.D.S.A.) ve Londra Üniversitesi’nde eğitimini tamamladı ve bu esnada Elizabeth dönemi sosyal tarihi üzerine eğitim aldı. K.D.S.A’dan mezun olduktan sonra ilk oyunu A Masque of Summer (Bir Yaz Maskesi) Glasgow Citizens Tiyatrosu’nda sahnelendi. İkinci oyunu, Pitlochry Festival Tiyatrosu’nda ve daha sonra K.D.S.A’nın Vanburgh Tiyatrosu’nda Albert Finney’nin başrol oyunculuğuyla sahnelendi. Bu başarılar Peter Cushing ve Mary Morris’le BBC uyarlamalarının yolunu açtı; BBC ile anlaşma yaptıktan sonra bir dizi oyun ve drama eserleri yazdı. Sahneye uyarladığı Conrad’ın “Gizli Ajan” adlı eserinin başrolünü Alan Bates, O’Neill’in “Garip Oyun”unun başrolünü ise Diane Cilento oynamıştır. “Jane Eyre” ve “Gurur Dünyası (Vanity Fair)” uyarlamaları ile Constance Cox’la beraber ilk defa BBC TV klasiklerini başlatmıştır. TV’de yayınlanan kendi yazdığı oyunlar arasında, Jill Bennet’in başrolünü oynadığı “Davut’un Heykeli” ve Isa Miranda’nın başrolünü oynadığı “Yıldızdan Gelen Işık” bulunmaktadır. Daha sonra çok defa Yunanistan, Fransa ve İtalya’yı gezdi. 1963’te Federico Fellini’nin 8 1/2 filminde oynadı.

 

İhtidası ve Sonrası

Es-Sufi, 1967 yılında Fas’ın Fes şehrinde Karaviyyun Cami İmam Hatibi Şeyh Abdülkerim Davudi’nin şahitliğinde ihtida etti ve Abdülkadir ismini aldı. Daha sonra kendisine Es-Sufi unvanını veren Şeyh Muhammed İbn el-Habib’in müridi olarak Şazelî-Darkavî tarikatına intisap etti. Şeyhiyle Fas ve Cezayir’de yolculuklar yaptı ve Blidalı Seyyid Hamud ibn el-Beşir ve Fesli Seyyid Fudul el-Huvari Es-Sufi’den tasavvufi dersler aldı.

1970 yılında tarikat içinde mukaddem (vekil, halife) konumunda olan es-Sufi, İngiltere’de dört Batılı kişiyi İslam’a ve tarikatına kazanır. 1970’te ABD’ye gider ve ardından bütün Avrııpa, Güney Afrika, Nijerya, Malezya, Endonezya ve pek çok Arap ülkesini dolaşır. 1971′de tebliğini kabul ederek tarikata alınan insan sayısı on altıya ulaşmıştır. O yıl 4 müridi ile beraber şeyhiyle de buluşmak için Hacc’a gider. Ancak Şeyhi Hacc yolunda iken Cezayir’de vefat edince bu görüşme gerçekleşemez. 1974′de ABD’nin Kaliforniya eyaletinde verdiği ve Batılıları İslam’a davet için organize edilen seminer notlarından oluşan Muhammedi Yol adını taşıyan kitabı yayınlanır.

1976 yazında Londra’daki ünlü Hyde Park’ta insanları açıktan İslam’a davet etmeğe başlar. Aynı yıl bağlıları ile beraber Londra’nın kuzeydoğusunda Norfolk’ta, 10 yıl kadar yaşayacağı ”Müslüman Köyü”nü kurmağa başlar; bu cemaat, 200 aileye kadar ulaşır. Ortaya çıkan bazı güçlükler üzerine, cemaat, bizzat Abdulkadir es-Sufi tarafından yavaş yavaş dağıtılır ve 1987’de İspanya’nın Granada şehrine, kendi tarikatı etrafında teşekkül eden cemaatin yanına hicret eder.

 

Tarikatı ve Şeyhliği

Şazelî-Darkavî icazetini 2 şeyhten almıştır; ilk şeyhi ve onu halifesi yapan Şeyh Muhammed İbn el-Habib ve Şeyh Muhammed El-Fayturi Hamudah. Fas’tan Avrupa’ya döndükten sonra Şeyh Ahmed ibn Mustafa el-Alevi’nin halifesi Şeyh El-Fayturi tarafından Libya Bingazi’ye gönderildi. Orada halvete girdi ve daha sonra şeyhliği ilan edildi.

İlk zamanlarda aralarında İmam Malik’in (Malik İbn Enes) İslami Muvatta’sı, Kadı İyaz’ın Eş-Şifa’sının yanı sıra iki şeyhinin ve Darkavî Şeyhi Ahmed ibn Ajiba’nın eserlerinin de bulunduğu bir grup önemli İslami eserin ilk defa İngilizceye tercüme edilmesine nezaret etti.

 

Öğretisi

Abdülkadir Es-Sufi, ufuk açıcı kitabı Root Islamic Education’da (Temel İslami Eğitim) derinlemesine açıkladığı gibi İmam Malik’in kaydettiği şekliyle Medine Halkının Amelleri olan İslam’ın başlangıcındaki fıkhi ekole bağlılığı savunur. Bunu İslami toplumun formülasyonunun esaslarından biri ve İslam’ın günümüzde yeniden tesisi için bir zorunluluk olarak görür. Bunun yanı sıra Eş’ari’nin akidesini ve İmam Cüneyd-i Bağdadi’nin tasavvufunu benimser.

Öğrencilerini, Şeyh Muhammed İbn El-Habib’in virdini ve Şeyh Muhammed İbn El-Habib ve Şeyh Muhammed El-Fayturi’ nin divanlarından terbiyevi kasideler okumaya teşvik eder.

 

Dünya Murabitun Hareketi (Murabitun World Movement)

1980’lerin başında Abdülkadir, amacı İslam’ı bütünüyle tekrar tesis etme olan Dünya Murabitun Hareketi’ni kurdu. Abdülkadir’ in temel vurgusu, baskın gayri İslami finansal ve politik uygulamalar sonucunda adeta tanınamaz hala gelerek yok olmuş Zekât üzerinedir. Ona göre, zekâtın restorasyonunun (yenilenmesinin) orijinal şer’i para birimi olan altın İslam dinarı ve gümüş dirhemin restorasyonunu lüzumlu kılar. Zekâtın diğer önemli bir şartı ise bir yönetimin veya emirliğin varlığıdır, çünkü Kuran’ın emirleri, kabul edilmiş kurallar ve teamüller Zekâtın sadaka gibi gönüllü olarak verilmesi şeklinde değil fakat bir lider tarafından toplanmasıdır.

Altın İslam dinarı ve gümüş dirhem hakkındaki görüşü öğrenicisi Ömer İbrahim Vadillo tarafından, fıkhi kaynaklar kullanılarak derinlemesine incelenmiş ve modern zamanlarda uygulanması için formüle edilmiştir.

Şeyh Abdülkadir, 2004 yılında Cape Town’da Dallas College adında müslüman liderleri yetiştirmek üzere bir eğitim merkezi açmıştır.

Sains Malaysia Üniversitesi, 2001’de kendisine fahri Edebiyat doktorası vermiştir.

Eserleri:

1. The Book of Strangers, 1972 (Gariplerin Kitabı adıyla Türkçeye çevrilmiştir.)
2. The Way of Muhammad, 1975 ( Muhammedi Yol adıyla Türkçeye çevrilmiştir.)
3. Indications From Signs, 1980 (Ayetlerden İşaretler adıyla Türkçeye çevrilmiştir.)
4. The Hundred Steps, a classic work on key steps in the path of Sufism (Sufi Yolunun Önemli Adımları Üzerine Geleneksel Bir Gayret için 100 Basamak; Türkçeye çevrildi.)
5. Qur’anic Tawhid (Kur’ani Tevhid).
6. Letter to An African Muslim, 1981 (Afrikalı Müslüman’a Mektup).
7. Kufr – An Islamic Critique, 1982 (Küfr- İslami Bir Eleştiri).
8. Root Islamic Education, 1993 (Temel İslami Eğitim).
9. The Sign of the Sword, 1984 (Kılıcın İşareti).
10. The Return of the Khalifate, a historical work on the Ottomans, their demise and its causes and an exposition of a route to the recovery of the khalifate, 1996 (Halifenin Dönüşü, Osmanlı Üzerine Tarihi Bir Çalışma, Çöküş ve Nedenleri, Hilafetin Dönüşünün Yolu).
11. The Technique of the Coup de Banque, 2000 (Bankaya Karşı Darbe Tekniği).
12. Sultaniyya, 2002 (İslami Liderlik üzerine).
13. The Time of the Bedouin, 2007 (Bedeviler Çağı).
14. The Book of Tawhid, 2006 (Tevhid Kitabı).
15. The Book of Hubb, 2007 (Sevgi Kitabı).
16. The Book of ‘Amal, 2008 (Ameller Kitabı).

* http://en.wikipedia.org/wiki/Abdalqadir_as-Sufi linkinden (bazı eklemeler yapılarak) çevrilmiştir.

 

Yüce Devlet’in Notu:

Abdülkadir Es-Sufi; çağdaş, önemli ve etkili bir İslam aydınıdır. 1980’li yıllarda ülkemizde daha çok gündemdeydi. Kitapları tercüme ediliyor, fikirleri tartışılıyordu. Daha sonra, ülkemiz aydınları arasındaki –günümüzün yaygın deyimiyle- popülaritesi azaldı; bunu üzüntüyle karşılıyoruz. Çünkü kendisi hâlâ düşünce üretimine ve aydınlatmaya kuvvetle devam ediyor. Üzüntümüzün diğer bir sebebi de kültür hayatımızın fikr-i takip içinde olmaması. Abdülkadir Es-Sufi’nin bütün eserlerinin ama özellikle Halifelik, Banka ve İslami liderlikle ilgili eserlerinin dilimize çevrilmesinin zaruri olduğunu düşünüyoruz.

70’li ve 80’li yıllardaki İslami canlanma ve aydınlanmadan bugün maalesef eser yok. Bir gaflet anaforunda dönüp dolaşıyoruz, kendimizi ve genç kardeşlerimizi kaybediyoruz. Örnek şahsiyetlerin özellikle yaşayanların, uyanış ve canlanışta önemli etkileri olmaktadır. Onun için Abdülkadir Es-Sufi gibi zatlara ihtiyacımız vardır. Kitaplarının tercümesi yanı sıra kendisiyle ya da müritleriyle röportajlar yapılsa ne kadar iyi olur. Yaşı oldukça ilerdi ama konferans vermesi için ülkemize çağrılamaz mı? 1996’da CRR’de bir konferans vermişti; o konuşma hem medya hem değişik kesimler hem de gençler tarafından büyük ilgi görmüştü.

Biz bir hatırlatma ve yeniden tanıtma çalışması yapmış olduk, bir yazısını tercüme ederek ve biyografisini yayınlayarak. Tabii ki yeterli değil ama bu önemli zatın ülkemizde de bağlıları bulunmakta; en büyük görev onlara düşmez mi?

(A. Ragıp AKAY tarafından tercüme edilen bu yazı, Yüce Devlet Dergisi’nin 15 Şubat 2010 tarihli 4. sayısında yayınlanmıştır.)

Etiketler: , ,

Kategori: Üstadlarımız | RSS 2.0 Both comments and pings are currently closed.

Yorum Yok

Comments are closed.