MÜNECCİMLERİN SEYAHATİ

Oleh: Haydar Murad Hepsev
15 Ocak 2012

 

MÜNECCİMLERİN SEYAHATİ

“Bir ayaz geliyordu usanmıştık
En de berbat zamanında yılın,
Bir yolculuk, böylesine uzun bir yolculuk için
Ağırdı yollar ve hava şiddetle keskin,
En berbat zamanında kışın.”
Develer yaralanmıştı, inatçıydılar, ağırdılar
Yorgunca yatıyorlardı eriyen karda.
Pişman olduğumuz anlar da vardı:
Yamaçlardaki yazlıklar ve balkonlar
Ve şerbet getirirdi ipekli kızlar.
Ve sonra deveciler söylenerek küfrederek
Kaçtılar içki ve kadın isteyerek.
Ve ateşimiz sönüyorken, sığınacak bir yerimiz bile yokken
Ve kentler düşman ve kasabalar dost değilken
Ve köyler çok pisti, her şeye çok para istiyorlardı,
Zor bir zamandı tükenmiştik.

Geceleri yol almayı tercih ettik sonunda
Kestirmelerden ibaret uykularımızla
Fısıltılar geliyordu kulağımıza, sesleniyorlardı
Hepsi saçmalıktır bu işin.
Batarken güneş ılıman bir vadiye inmiştik,
Karın altı ıslanmıştı, sebze kokuları geliyordu
Akan bir derenin yanında ve karanlığı yırtan bir değirmen
Ve alçalmış gökte üç ağaç,
Ve yaşlı bir at seğirtiyordu çayırlarda.
Bir hana geldik sonra arması vardı kapı üstünde
Zar atan altı el gözükmekte açık kapıdan gümüş paralar için
Ve ayaklar tekmeliyordu boş şarap tulumlarını.
Lakin bir haber bile yoktu ve böylece devam edip
Geceleyin varmıştık, bir dakika bile önce değil
O yeri bulmuştuk, (diyebilirdiniz ki) hoşnud edici.

Çok uzun zaman önceydi bunların hepsi, hatırlıyorum
Ve şüphesiz tekrar yapardım, lakin kaydetmek bunları
Bunları yazmak yani
Bunları: bunca yola götürülmüştük
Doğum mu yoksa Ölüm için mi? Bir Doğum vardı şüphesiz
Delilimiz vardı, yoktu kuşkumuz; doğumu da ölümü de görmüştüm
Fakat düşünüyordum ki bunlar farklıydı; bu Doğum
Çetin ve yakıcı bir acıydı bizim için, Ölüm gibi, ölümümüz gibi.
Evlerimize döndük sonra, bu Krallıklar
Lakin rahat değiller artık burada, eski dinleriyle
Ve düşmanlarla sımsıkı sarılan putlarına.
Hoşnud olmalıydım diğer ölümden.

JOURNEY OF THE MAGİ

“A cold coming we had of it,
Just the worst time of the year
For a journey, and such a long journey;
The ways deep and the weather sharp,
The very dead of winter.”
And the camels galled, sore-footed, refractory,
Lying down in the melting snow.
There were times we regretted
The summer palaces on slopes, the tarraces,
And the silken girls bringing sherbet.
Then the camel men cursing and grumbling
And running away, and wanting their liqour and women,
And the night-fires going out, and the lack of shelters,
And the cities hostile and the towns unfriendly
And the villages dirty and charging high prices:
A hard time we had of it.
At the end we preferred to travel all night,
Sleeping in snatches,
With the voices singing in our ears, saying
That this all folly.

Then at dawn we came down to a temperate valley,
Wet, below the snow line, smelling of vegetation;
With running stream and a water-mill beating the darkness.
And three trees on the low sky.
And an old horse galloped away in the meadow.
Then we came to a tavern with vine-leaves over the lintel,
Six hands at an open door dicing for pices for silver,
And feet kicking the empty wine-skins.
But there was no information, and so we continued
And arrived at evening, not a moment too soon
Finding the place; it was (you may say) satisfactory.

Al this was a long time ago, remember,
And I would do it again, but set down
This set down
This: were we led all that way for
Birth o Death? There was a Birth certainly,
We had evidence and no doupt, I had seen birth and death,
But had thought they were different; this Birth was
Hard and bitter agony for us, like Death, our death.
We retuened to our places, these Kingdoms,
But no longer at ease here, in the old dispensation,
With an alien people clutching their gods.
I should be glad of another death.

*Şiir, konusunu İncil’den almaktadır (Matta Bab 2; 1–12). Kral Herod’un zamanında, Hz. İsa’nın doğumundan sonra, doğudan üç müneccim (magi: müneccimler, ruhbanlar, bilgeler) gelir ve Hz. İsa’yı soruştururlar; onun yıldızını doğuda gördüklerini ve ona itaat etmeye geldiklerini anlatırlar. Herod, bunu haber alınca rahiplere sorar; onlar da “Aranızdan Yahudilerin çobanı olacak zat Beytullahm’den çıkacaktır” mealinde bir hüküm olduğunu söylerler. Herod müneccimleri gizlice çağırtır; gördükleri yıldızın tam vaktini sorar ve gidip ciddi bir araştırma yapmalarını, bulunca da haber vermelerini söyler. Müneccimler gördükleri yıldızın peşinde gider, yıldızın durduğu yerde çocuğun bulunduğunu anlayarak sevinirler; çocuğu ve annesini görüp hürmet eder ve hediye sunarlar. Rüyada uyarılmaları üzerine Herod’a gitmeden başka bir yoldan memleketlerine dönerler. Bu konu Hıristiyan sanatında özellikle resimde çokça işlenmiştir.

Açılış mısraları (tırnak içindeki dizeler), 17. yüzyıl İngiliz din adamı ve yazarlarından Lancelot Andrewes’ın bir vaazından alınmıştır. Eliot’ın bu şiirdeki başarısı, engin bir bilgi birikimi ve duygu kesafetiyle küçük ama önemli bir olayı dini ve insani temele oturtabilmesindendir.

Görüyoruz ki Batı edebiyatının en mühim şahsiyetleri sanatlarına dinlerini temel yapmakta ve kutsal kitaplarındaki konuları şiirlerine konu olarak almaktadırlar. Bu, hem derin ve kapsamlı bilgi birikimini hem de ince ve güçlü duyguyu yani inancı gerektirmektedir. Bu yoldaki büyük sanatkârlar ele aldıkları konuları çağdaş kalıplar ve üsluplarla işlemekte, böylelikle işledikleri konular rahatça anlaşılmaktadır. Dinin sanata ihtiyacı yoktur çünkü zaten kendisi büyük sanattır. Lakin sanatkârın yani insanın ve sanatın dine ihtiyacı derindir. Çağdaş sanat ve edebiyatımızın temelindeki pozitivizmin dünya çapında büyük eserler doğurmadığı açıktır. Diğer yandan ele alınan konuların modası geçmiş üsluplar ve kelimelerle ele alınması da bir etki yapmamaktadır. Demek ki büyük sanatkâra pek büyük bir iş düşmektedir.

*THOMAS STEARNS ELIOT (1888–1965): Modern İngiliz-Amerikan edebiyatının en mühim simalarından olan şair; eleştirmenlik, deneme ve oyun yazarlığı yönleriyle de tanınmıştır. Eserleriyle dünya edebiyatını da etkileyebilen nadir şahsiyetlerdendir.

ABD’nin Missouri Eyaletinin St. Louis şehrinde dünyaya geldi. Dindar ve kültürlü bir aileye mensuptu. Harvard Üniversitesi’ni dört yerine üç yılda tamamladı. Mastırında Filozof George Santayana ile beraber çalıştı. Sorbonne Üniversitesi’nde bir yıl bulunduktan sonra Filozof F.H. Bradley’in felsefesi üzerine doktora yapmak üzere Harvard’a döndü. İlk olgun şiirlerini bu sıralarda yazdı. Bir lisan bursuyla Almanya’ya gitti. I. Dünya Savaşı’nın başlayınca İngiltere’ye yerleşti. Oksford Üniversitesi’ne devam etmeye başladı. Ezra Pound ile tanıştı, onun yardımıyla şiirlerini yayınladı. 1915’te evlendi. Bazı okullarda hocalık yaptı, Lloyd Bankası’nda 8 sene çalıştı. Kendisini modern şiirin merkezi konumuna yükselten The Waste Land (Çorak Ülke) başlıklı uzun şiirini yayınladı (1922). The Criterion adlı bir dergiyi 1922–1939 arasında aralıklı olarak çıkardı; Faber and Faber yayınevinde müdür ve editör olarak çalıştı. 1927’de İngiliz kilisesine bağlandı. 1932’de boşandı ve Harvard’a edebiyat profesörü oldu. 1948’de Nobel ödülünü kazandı, 1959’da yeniden evlendi; 1965’te öldü.

Şiirinin malzemesi çok geniş bir bilgi arka planına dayandığından anlaşılması güç bir şairdir. Eliot, bu geniş bilgi yığınının üstüne çıkmayı ve orijinal olmayı bilmiştir. Şiirini referanslarla zenginleştiren Eliot’ın şiirlerinin asıl teması sevgidir. Medeniyet muhasebesinin önemli bir yer tuttuğu şiirinin yeni bir tarz oluşturmasına rağmen Eliot kendini geleneğin içinde değerlendirir. Geleneğin tekrar oluşması bakımından her yeni eserin belirli bir rolü ve payı olduğunu savunmaktadır. Eserlerini güçlü bir form kuvvetiyle tahkim etmesini de bilmiş; muhteva ve kalıp arasındaki uyumu sağlamada başarılı olmuştur. Şiir, piyes, deneme, felsefe, çocuk edebiyatı ve tercüme türünde birçok eseri olan Eliot, modern Batı edebiyatını derinden etkilemiş, dünya edebiyatında da kendine haklı bir yer açmayı bilmiştir.

 

*Bu şiir tercümesi, Şiir Bilgisi (Mayıs 1992, s.48–55) kitabında yayınlanmış; Temmuz 2008’de yeniden ele alınmıştır.

 

Etiketler: , , , ,

Kategori: Şiir Tercümeleri | RSS 2.0 Both comments and pings are currently closed.

Yorum Yok

Comments are closed.